Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Hz.Peygamber : Mitolojik Bir Figür Değil Hayatın İçinden Bir Kahraman / Prof.Dr.Şinasi Gündüz
Hz. Peygamber'i diğer dinlerde inanılan birçok dinsel şahsiyetten, din kurucusundan ve liderden ayıran en temel özelliklerden birisi hiç kuşkusuz onun, Allah'tan vahiy alan bir peygamber olmasının yanında, Kur'ân'ın ifadesiyle bizim gibi bir beşer olmasıdır
01/02/2010 / 15:04

 

İşte Hz. Peygamber'i diğer dinsel şahsiyetlerden ayıran en temel özelliklerden birisi budur: O, olağanüstü güç ve yetilerle donatılmış bir mitoloji kahramanı ya da yarı-tanrısal bir varlık değildir. Hz. Ayşe'nin ifadesiyle o, "kendi elbisesini yamayan, koyununu sağan ve kendi işini bizzat kendisi yapan" bir şahsiyettir. Sevecen bir eş, şefkatli bir baba ve sadık bir arkadaştır.

 

Hz. Peygamber'i diğer dinlerde inanılan birçok dinsel şahsiyetten, din kurucusundan ve liderden ayıran en temel özelliklerden birisi hiç kuşkusuz onun, Allah'tan vahiy alan bir peygamber olmasının yanında, Kur'ân'ın ifadesiyle bizim gibi bir beşer olmasıdır. Hz. Peygamber'le ilk karşılaşmasını anlatan Ebu Rimse et-Teymi'nin şu sözleri ilginçtir: "Ben Rasulullah'ı insanlara benzemeyen bir şey zannediyordum. Ancak bir de gördüm ki o da bizim gibi uzun saçlı bir insanmış." Evet, Rasulullah da bizim gibi bir insan; çalışan, yemek yiyen, çarşıda gezinen, oturan, kalkan, ihtiyaçlarını gideren bir insan... Ahlaki yönden diğer insanlardan üstün mümeyyiz özellikleri olsa da normal insani özellikleri ve ihtiyaçları açısından onlar gibi olan bir beşer...

Hz. Peygamber'in bu durumu, Kur'ân'ın nazil olduğu dönem Arap toplumu için kabul edilemezdi. Çünkü İslam dışı inanç sistemlerin birçoğunda olduğu gibi, cahiliye dönemi Arap inancında da Allah ile insanlar arasında aracı oldukları kabul edilen şahsiyetler, her yönden sıradan insanlardan ve diğer varlıklardan farklı olmak durumundaydılar. Tıpkı, Allah'la insanlar arasında aracılar olduklarına inandıkları putların, her ne kadar cansız sıradan taş, ağaç ve metal parçalarıyla temsil edilseler de içlerinde tanrısal ruhlar barındırdıklarına ve böylelikle doğaüstü bazı güçlere sahip olduklarına inandıkları gibi, cahiliye dönemi Arapları, peygamberlerin de diğer insanlardan farklı dünyevi ve metafizik güçlere sahip olmasını bekliyorlardı. Bu nedenle onlar Hz. Peygamber'in risaletine şiddetle karşı çıktılar. Zira, onlara göre o, ne dünyevi zenginlik, maddi güç vb yönden ne de birtakım olağanüstü güçlere ve yetilere sahip olma yönünden diğerlerinden farklıydı.

 

Cahiliye dönemi Arapları, peygamberlerin de diğer insanlardan farklı dünyevi ve metafizik güçlere sahip olmasını bekliyorlardı. Bu nedenle onlar Hz. Peygamber'in risaletine şiddetle karşı çıktılar. Yalnızca cahiliye dönemi Arap inancında değil, Yahudi ve Hıristiyan geleneğinde, Ortadoğu, Yunan, Roma ve Mısır dinlerinde de dinsel önderler, liderler, peygamberler vb şahsiyetler olağanüstü güçlerle teçhiz edilmiş yapılarıyla diğer insanlardan ayrılmaktaydılar.

 

Gerçekten de Hz. Peygamber, sıra dışı zenginlikler ve güçler sahibi bir kişi değildi. O, Kureyş kabilesine mensup Abdullah'ın oğlu yetim Muhammed'di; dedesi ve amcasının bakımıyla büyümüş, müstakbel eşi Hatice'nin yanında çalışıp geçimini temin etmişti. Dolayısıyla o dönemde maddi güç, zenginlik ve sosyal-siyasal tanınmışlık açısından kendisinden çok daha ön planda olan şahıslar arasından seçilip peygamber olması, onlar açısından asla düşünülemeyecek bir şeydi. Aynı şekilde Hz. Muhammed, mucizevi güçler ve metafizik yetiler açısından da Allah'ın kendisini peygamber olarak seçmesi, vahyetmesi ve isra vb. bazı nimetlerle onu taltif etmesi dışında fazlaca diğer insanlardan farklı olan bir yapıda değildi. Oysa yalnızca cahiliye dönemi Arap inancında değil, Yahudi ve Hıristiyan geleneğinde, Ortadoğu, Yunan, Roma ve Mısır dinlerinde de dinsel önderler, liderler, peygamberler vb şahsiyetler olağanüstü güçlerle teçhiz edilmiş yapılarıyla diğer insanlardan ayrılmaktaydılar. Örneğin, Hıristiyan inancında yalnızca Tanrı oğlu olduğuna inandıkları Hz. İsa değil, havarilerle Pavlus gibi şahıslar da ölüleri diriltmek, körleri, sağırları iyileştirmek gibi mucizevi yetilerle diğerlerinden ayrılmaktadırlar. Benzer şekilde Yahudi geleneğinde Hz. Yakub, tanrıyla bile güreş tutup onu yenen bir kahraman olarak değerlendirilir. Keza Eski Mısır, İran ve Roma dinlerinde imparatorlar, bizzat tanrılar soyundan gelen ya da tanrıların yeryüzünde hulul etmiş halleri olarak düşünülen yarı-tanrısal varlıklar olarak görülür ve onların sosyal ve siyasal açıdan ellerinde bulundurdukları güçler yanı sıra hiçbir insanda bulunmayan doğaüstü mucizevi yetilere sahip olduklarına da inanılırdı. Hatta yalnızca bu şahsiyetler değil, onların eşleri, çocukları ve akrabalarının da diğer insanlardan her yönden farklı oldukları kabul edilirdi.

İşte Hz. Peygamber'i diğer dinsel şahsiyetlerden ayıran en temel özelliklerden birisi budur: O, olağanüstü güç ve yetilerle donatılmış bir mitoloji kahramanı ya da yarı-tanrısal bir varlık değildir. Hz. Ayşe'nin ifadesiyle o, "kendi elbisesini yamayan, koyununu sağan ve kendi işini bizzat kendisi yapan" bir şahsiyettir. Sevecen bir eş, şefkatli bir baba ve sadık bir arkadaştır. Gerektiğinde insanlara danışan, fikir alışverişinde bulunan, onlarla şakalaşan, misafirini ağırlayan, güçsüzlere, hak sahiplerine yardım eden ve onların sıkıntılarını paylaşan bir dosttur. Yine o, Allah'a çokça dua edip yakaran ve yakın arkadaşlarından da kendisi için Allah'a dua etmelerini isteyen bir kuldur.

 

Özetle bütün bunlar, Allah'ın dini İslam'ın, diğer birçok dinde örneklerine sıkça rastladığımız, din kurucusu, önderi ya da peygamberi olarak görülen şahsiyetlerin insanüstü özelliklerle teçhiz edilip tanrılaştırılmalarına ve mitolojik kahramanlar haline getirilmelerine şiddetle karşı çıktığını ortaya koymakta ve Hz. Muhammed (sav)'in tavır ve davranışlarıyla bütün insanlar için bir model, bir örnek olan hayatın içinden bir kahraman olduğunu anlatmaktadır.

 

Hz. Peygamber, ne kendisine ve ailesine ne de diğer insanlara insanüstü özellikler atfedilmesini uygun gördü, buna asla izin vermedi. Ayrıca Kur'ân da ondan, hitap ettiği insanlara bunu sık sık hatırlatmasını istedi. Bu doğrultuda o, etrafındakilere, Kur'ân'ın ifadesiyle "ben size Allah'ın hazineleri yanımdadır demiyorum; gaybı da bilmem. Size ben meleğim de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyuyorum" uyarısında bulundu. Yine Hz. Muhammed (sav), Mekke'nin fethi sonrası yanına gelen ve korku içinde tir tir titreyen şahsı, "kendine gel; ben bir kral değilim; sadece kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum" diyerek uyardı. Son olarak, o, kendisi gibi aile efradının da diğer insanlardan farksız olduklarının bilincindeydi ve zaman zaman etrafındakileri bu konuda uyarma gereğini duydu. Örneğin, güneş tutulması olayının, oğlu İbrahim'in vefat ettiği güne denk düşmesi üzerine kimilerinin, güneşin İbrahim'in ölümü üzerine tutulduğunu ileri sürdüklerinden haberdar olduğunda, onları, "şüphesiz güneş ile ay, Allah'ın ayetlerinden iki ayettir. Bunlar, hiç kimsenin ölümü ya da yaşamı için tutulmazlar. Sizler, bunları tutulmuş gördüğünüz zaman hemen Allah'a dua ediniz..." şeklinde uyardı.

Özetle, bütün bunlar, fıtrata, akla hitap eden ve insanı sıklıkla düşünmeye, tefekkür etmeye çağıran Allah'ın dini İslam'ın, diğer birçok dinde örneklerine sıkça rastladığımız, din kurucusu, önderi ya da peygamberi olarak görülen şahsiyetlerin insanüstü özelliklerle teçhiz edilip tanrılaştırılmalarına ve mitolojik kahramanlar haline getirilmelerine şiddetle karşı çıktığını ortaya koymakta ve Hz. Muhammed'in tavır ve davranışlarıyla bütün insanlar için bir model, bir örnek olan hayatın içinden bir kahraman olduğunu anlatmaktadır.

sonpeygamber.info

18 Yorum

Diğer Haberler

Nasıl Bir Râsule ve Nasıl İnanıyoruz? / Erhan Koç

Hadislerin Vürûd Sebepleri / Prof.Dr.İsmail Lütfi Çakan

Bosnalı Bir Alim: Muhammed Tayyib Okiç:Türkiye’de hadis kürsüsünün kurucusu.

Bilgi Kaynağı Olarak Nebevî Sünnet / Dr.Muhammed Ammara

Hadisin Sübutunu Tespitte "Kuran'la Mukayese" meselesi / Doç.Dr.Ayhan Tekineş

Koşulsuz "Merhamet Peygamberi" mi,merhametle yoğrulmuş "Adalet Peygamberi" mi? / İlhami Güler

Muhammed Esed'in Hadis Yorumculuğu

Hadis Araştırmasında Dikkate Alınabilecek Aklîlik İlkeleri Ve Örnek Uygulama / Yavuz Ünal

Kutsi Hadisler Üzerine Bir Değerlendirme / Prof.Dr.Enbiya Yıldırım

Vahiy Karşısında Hz.Peygamberin Konumu ve Yükümlülüğü / Prof.Dr.Mehmet Erdoğan

Siyer Yazıcılığında Malzemeyi Kullanma Problemi / Doç.Dr.Mehmet Azimli

Sünneti Çağa Taşımak / Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Prof.Dr.Bünyamin Erul ile Peygamber Tasavvuru Üzerine

Peygamber Aklı / Ali BULAÇ

İslam Peygamberi'nin Hayatını Niçin İnceliyoruz? / Prof.Dr.Muhammed HAMİDULLAH

Necat Vesilesi Olarak Hz.Peygamber / Cemal Şakar

Hz.Muhammed'in (sav) Büyülendiği İddiası / Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Sünnet, Kur'an'ın pratize edilmiş halidir / Ahmet Kalkan

Nebevi Duruş / Ramazan Kayan

Müslümanlarda Beşeri Zaafların Belirişi ve Tevbe Süresinin Siyasi Çözümlemesi / Prof.Dr.Muhammed Abid Cabiri

Sünnet ve Hadis / Prof.Dr.Fazlur Rahman

Hz.Peygamber : Mitolojik Bir Figür Değil Hayatın İçinden Bir Kahraman / Prof.Dr.Şinasi Gündüz

Hurafeler Karşısında Hz.Muhammed (sav) / Prof.Dr.İbrahim Sarıçam

Hz.Peygamber'in Sünnetini Anlama ve Yaşama / Prof.Dr.Selahattin Polat

Hadis'te Davranış Güdüleri / Hadis ve Psikoloji

Oligarşi için "Pişmanlık Yasası" Çıkarılsın

Ercümend Özkan'ın Öncü Rolü Konuşulacak

Kenan Alpay, Cuma Günü Yargılanıyor!

Mehmet Pamak'tan Diyanet'e tavsiye : YA HAKKI SÖYLEYİN YA SUSUN!

Diyanet'e "Tevhid Dinine Dön" Çağrısı

CAMİLERİMİZ KEMALİST FANATİZMİN ÜSSÜ OLAMAZ!..

Modern Cahiliyye ve Milli Dindarlık -PANEL-

Taksim'de Onbinlerce Kişi İsrail'i Protesto Etti

Genelkurmay'a Çağrı : KIŞLANA DÖN!

Bugünün İhyasından Yarının İnşasına Bir Soluk : "VUSLAT"

Yeni Öğütüm Yılına Karşı Mücadeleye Çağrı

Özgün Duruş Gazetesi Çıktı!

Bağcılar'da Şehid Seyyid Kutub Gecesi

Hakikat-i Muhammedi ve Nur-u Muhammedi : Tasavvufun Peygamber Anlayışının Tenkidi

Tasavvuf Kitaplarındaki Uydurma Hadisler / Arif Çiftçi
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz