Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Nebevi Duruş / Ramazan Kayan
Peygamberler, durumları Allah (c.c.) tarafından belirlenen, duruşları vahiyle desteklenen seçkinlerdir… Vahiy merkezli bu duruşa nebevi duruş diyoruz…
19/04/2010 / 09:25

Herkes bilir ki doğru ya da yanlış, her hayat sahibinin bir duruşu vardır…


Kabul görür ya da görmez, sürdürülür veya sürdürülmez, sonuçta insan duruşu ile insandır… İnsanın hayata, öteye, metaya, eşyaya bakışı, duruşu ile doğru orantılıdır…

Peygamberler, durumları Allah (c.c.) tarafından belirlenen, duruşları vahiyle desteklenen seçkinlerdir… Vahiy merkezli bu duruşa nebevi duruş diyoruz…

Nebevi duruş, fıtrî, ulvî ve Rabbanidir…

Nebevi duruşta tevhid, adalet, özgürlük, onur, erdem, ahlak esastır…

Nebevi duruş, zulmete karşı nur… Zillete karşı onur… Zulme karşı direnç demektir…

Özündeki İlahi tesviyeyi ve nefhayı koruyan Hz. Muhammed (s.a.v.), bu duruşun zirve ismidir… Selim fıtratı ve sağlam duruşu ile farkını ortaya koyandır…

Toplumu vahiyle inşa etme mücadelesinde temel dinamikleri; inanç, bilinç ve dirençti… Düşmanların linç girişimlerine rağmen duruşunu bozmadı… Davasını sürdürmede tereddüde düşmedi… İmanından fışkıran aşk ve aksiyon engel tanımıyordu…

Zulme zulümle karşılık vermedi… Kanı kanla temizlemedi… Rahmetle yürüdü… Merhametle kuşattı… Adaletle kucakladı…

Marazi duruşlar, malul bakışlar, makûs çıkışlar, o muhkem duruş karşısında tarumar oldu…

Çünkü O (s.a.v.)’na dayanmayan duruş, O (s.a.v.)’na uymayan durum batıl ve boştur… Kitab’a muhatap olan herkes bilir ki tüm cehli duruşları geçersiz kılan nebevi duruştur…

Evet, bu duruş, canlı Kur’an olan Resulullah (s.a.v.)’ın hayatıdır… Ancak Muhammedi duruşu doğru okumak için önce nerede durduğumuzu bilmek gerekir… Nerede durduğunu bilmeyen hiçbir duruşu değerlendiremez…

Nebevi çıkışlı olmayan bakışlar, duyuşlar, duruşlar, görüşler sapkınlık ve şaşkınlıktan başka bir şey değildir…

Şimdi bizim söz, şükür, sabır, direniş, varoluş, yürüyüş ile nebevi duruşu, idrak ve yürek dünyamıza nakşetmemiz lazım… Ancak bu sayede yaşadığımız gezegende vahye şahitliğimizi sürdürebiliriz… Yeryüzündeki ağırlık ve saygınlığımız buna bağlıdır…

Bu durumda nebevi duruşun özelliklerini bilmek gerekiyor.

Nebevi duruş mütealdır… Ulvî değerlere yaslanır… Beşeri müdahalelere kapalı, Rabbani denetime tabidir… Keyfilik yok… Kaçamak yok… Gerçekleri karartmak yok… İnsanlığın güvencesi ve geleceği, tevhidden neşet eden bu duruşa bağlıdır…

Nebevi duruş muhaliftir… Nifaka, fesada, zulme, sömürüye, şirke geçit vermez… O (s.a.v.)’nda tağuta karşı asil bir isyan vardır… Bu duruş “La” ile meşruiyet kazanıyordu… Evet, O (s.a.v.)’nun itirazı vardı… Şirke, zulme, zillete, yalana… Çünkü itirazsız iman ikiyüzlülüğe götürür… Nebevi asaletteki bu itirazı atlamak, zillet ve yozlaşma kapısını aralamaktır…

Nebevi duruş müstakimdir… İman ve istikamet esastır… O (s.a.v.)’nun duruşunda müdahane yok… Çünkü Rabbi buna razı değildi.

“Şu halde yalanlayanlara itaat etme.

Onlar, senin kendilerine yaranmanı (uzlaşmanı) arzu ettiler. O zaman onlar da sana yaranıp uzlaşacaklardı.” (Kalem: 8-9)

O hiçbir zaman yağcılık, yalakalık, yamukluk yapmadı… Kaypak, kararsız, tutarsız davranmadı…

Çizgi-çıkar çatışmasında çizgisini bozmadı… Zaten O (s.a.v.)’nun belini büken, saçını ağartan şu ayet değil miydi?

“Emrolunduğun gibi dosdoğru ol…” (Hud: 112)

İstikamet ve istikrar şaşmaz kriterdi… Mekke’de, Taif’te taşlanırken de Medine’de on binleri peşinde sürüklerken de duruşunu bozmadı… Eğip bükmedi… Kimseyi yanıltmadı… Renkten renge girmedi… Allah’ın boyası ile boyanmak nedir, bunun en güzel örnekliğini sundu… İlk gününde ne idiyse, son gününde de oydu…

Küfre şartlanmış şaşkınlar, O (s.a.v.)’na iktidar, itibar, kadın, mülk teklif ettiklerinde ilkelerinden kıl kadar sapmadı… Doğrularından şaşmadı… Ne Allah’ın ayetlerini sattı ne de arkadaşlarını…

Duruşu netti… Mesajı berraktı… Misyonu açıktı…

Nebevi duruşun sonuca değil, ilkeye odaklı olduğunu gösterdi…

Nebevi duruş mutedildir… Ne ifrat, ne tefrit… Bu duruşta asabiyetlere, aşırılıklara yer yoktu… Adalet, ahlak, erdem, onur, iman neyi iktiza ediyorsa geçerli olan oydu… Ne saldırganlık, ne sinmişlik, esas olan saygın bir duruştu… Ne kaba kuvvet, ne de korkaklık… İstenen şecaat ve cesaretti… Hedefe yürürken en büyük sermaye basiret ve hikmetti…

Evet, O (s.a.v.)’nun duruşu tabii idi…

 O (s.a.v.)’nun duruşu vahye tabi idi…

O (s.a.v.)’nun duruşu tavizsiz idi…

O halde O (s.a.v.)’na taraf mıyız?

O (s.a.v.)’na tabi miyiz?

O (s.a.v.)’na talip miyiz?

Bunun için bizi O’na ulaştıracak berrak bir idrak lazım…

Bizi O’nunla buluşturacak selim bir yürek lazım…

O’na tutunmamızı sağlayacak sağlam bir bilek lazım…

Şimdi Muhammed (s.a.v.) gerçeğinde kendimizi görmemiz gerekiyor…

Evet, Muhammed (s.a.v.) bir çizgidir… Bugün biz bu çizginin neresine düşüyoruz?

Muhammed (s.a.v.) bir ayıraçtır… Bu ayıraçla yollarımızı batıldan, başıboşluktan, bağnazlıktan ayırdık mı?

Muhammed (s.a.v.) bir aynadır… Bu aynada gerçek yüzümüzü görebildik mi?

Bilelim ki O (s.a.v.) bize sadece doğru yolu göstermedi, gösterdiği yoldan herkesten önce ve herkesten önde kendisi yürüdü…

Duruşumuz ve yürüyüşümüzle O’na ulaşmak zorundayız…

19 Yorum

Diğer Haberler

Nasıl Bir Râsule ve Nasıl İnanıyoruz? / Erhan Koç

Hadislerin Vürûd Sebepleri / Prof.Dr.İsmail Lütfi Çakan

Bosnalı Bir Alim: Muhammed Tayyib Okiç:Türkiye’de hadis kürsüsünün kurucusu.

Bilgi Kaynağı Olarak Nebevî Sünnet / Dr.Muhammed Ammara

Hadisin Sübutunu Tespitte "Kuran'la Mukayese" meselesi / Doç.Dr.Ayhan Tekineş

Koşulsuz "Merhamet Peygamberi" mi,merhametle yoğrulmuş "Adalet Peygamberi" mi? / İlhami Güler

Muhammed Esed'in Hadis Yorumculuğu

Hadis Araştırmasında Dikkate Alınabilecek Aklîlik İlkeleri Ve Örnek Uygulama / Yavuz Ünal

Kutsi Hadisler Üzerine Bir Değerlendirme / Prof.Dr.Enbiya Yıldırım

Vahiy Karşısında Hz.Peygamberin Konumu ve Yükümlülüğü / Prof.Dr.Mehmet Erdoğan

Siyer Yazıcılığında Malzemeyi Kullanma Problemi / Doç.Dr.Mehmet Azimli

Sünneti Çağa Taşımak / Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Prof.Dr.Bünyamin Erul ile Peygamber Tasavvuru Üzerine

Peygamber Aklı / Ali BULAÇ

İslam Peygamberi'nin Hayatını Niçin İnceliyoruz? / Prof.Dr.Muhammed HAMİDULLAH

Necat Vesilesi Olarak Hz.Peygamber / Cemal Şakar

Hz.Muhammed'in (sav) Büyülendiği İddiası / Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Sünnet, Kur'an'ın pratize edilmiş halidir / Ahmet Kalkan

Nebevi Duruş / Ramazan Kayan

Müslümanlarda Beşeri Zaafların Belirişi ve Tevbe Süresinin Siyasi Çözümlemesi / Prof.Dr.Muhammed Abid Cabiri

Sünnet ve Hadis / Prof.Dr.Fazlur Rahman

Hz.Peygamber : Mitolojik Bir Figür Değil Hayatın İçinden Bir Kahraman / Prof.Dr.Şinasi Gündüz

Hurafeler Karşısında Hz.Muhammed (sav) / Prof.Dr.İbrahim Sarıçam

Hz.Peygamber'in Sünnetini Anlama ve Yaşama / Prof.Dr.Selahattin Polat

Hadis'te Davranış Güdüleri / Hadis ve Psikoloji

Oligarşi için "Pişmanlık Yasası" Çıkarılsın

Ercümend Özkan'ın Öncü Rolü Konuşulacak

Kenan Alpay, Cuma Günü Yargılanıyor!

Mehmet Pamak'tan Diyanet'e tavsiye : YA HAKKI SÖYLEYİN YA SUSUN!

Diyanet'e "Tevhid Dinine Dön" Çağrısı

CAMİLERİMİZ KEMALİST FANATİZMİN ÜSSÜ OLAMAZ!..

Modern Cahiliyye ve Milli Dindarlık -PANEL-

Taksim'de Onbinlerce Kişi İsrail'i Protesto Etti

Genelkurmay'a Çağrı : KIŞLANA DÖN!

Bugünün İhyasından Yarının İnşasına Bir Soluk : "VUSLAT"

Yeni Öğütüm Yılına Karşı Mücadeleye Çağrı

Özgün Duruş Gazetesi Çıktı!

Bağcılar'da Şehid Seyyid Kutub Gecesi

Hakikat-i Muhammedi ve Nur-u Muhammedi : Tasavvufun Peygamber Anlayışının Tenkidi

Tasavvuf Kitaplarındaki Uydurma Hadisler / Arif Çiftçi
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz