Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


İnönü'yü Hitler'e ilk benzeten kimdi? / Mustafa Armağan
15 Mayıs 1941 de Hitler´in Milli Şef´e "dostane bir mesaj" gönderdiği haberini manşetten okuruz. 21 Haziran´da ise "Führer ile Milli Şef arasında samimi tebrikler" haberi vardır.
13/05/2010 / 09:23

İstiklal Savaşı yıllarında İstanbul´a gazeteci kimliğiyle gelmiş olan Nobel Ödüllü yazar Ernest Hemingway, "Mustafa Kemal´in kimselerin unutamayacağı, İsmet Paşa´nın da kimselerin hatırlamayacağı bir yüzü var." gözleminde bulunur.

Ünlü romancı bu sözleri söylerken, herhalde İnönü´nün 90 küsur yıl sonra dahi manşetlerden inmemeyi başaracağına ihtimal veremezdi.

Ancak İnönü öylesine bir kapalı kutudur ki, korkarım tam olarak açılmasına 21. yüzyılın ilk yarısının bile nefesi yetmeyecektir.

Başbakanken eleştirilemezdi. Cumhurbaşkanıyken hiç eleştirilemedi. 1950´de Demokrat Parti´ye iktidarı eski defterleri açmama şartıyla devrettiği için eleştiriden yırttı. 27 Mayıs´ta yeniden kutsandığı için kimse yan bakamadı...

Velhasıl, kapanmamış bir hesap var ortada. O kadar ki, İnönü´nün fiilen yaklaşık 50 yıl (30 yılı bizzat, 20 yılı da el altından) süren baş döndürücü uzunluktaki iktidar devrinin yeni yeni çözülmeye başladığını söyleyebiliriz.

Mesela onun Amerikan mandacısı olduğunu henüz tartışmadık. Kâzım Karabekir´in "İstiklal Harbimiz" adlı kitabına aldığı bir mektup, Atatürk Samsun´a çıktıktan çok sonra bile İnönü´nün Amerikan mandacısı olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

Tarih: 27 Ağustos 1919. Albay İsmet şöyle yazıyor İstanbul´dan Erzurum´a:

"Eğer Anadolu´da halkın Amerikalıları herkese tercih ettikleri zemininde Amerika milletine müracaat edilse pek ziyade faydası olacaktır deniliyor ki, ben de tamamıyla bu kanaatteyim. Bütün memleketi parçalamadan bir Amerika´nın murakabesine tevdi [denetimine emanet] etmek, yaşayabilmek için yegâne ehven çare gibidir."

Ancak Karabekir Paşa´nın mektubu yorumlayışı daha da çarpıcıdır. Ona göre bu mektupta bir düşünce (mülahaza) değil, bir "ruhî hastalık" dile gelmiştir. Arkasından İnönü için "müstebid (despot) ruh" ve "hâris (hırslı) dimağ" tabirlerini kullanır.

Atatürk´ün yerine Çankaya Köşkü´ne çıkınca ilk işinin, Bakanlar Kurulu´nun dış görünüşüne çekidüzen vermek olduğunu biliyoruz. "Cumhuriyet" Gazetesi´nin eski sahibi Nadir Nadi, "Perde Aralığından" adlı anılarında Milli Şef´in, bir ara bakanların, hatta Başbakan Şükrü Saraçoğlu´nun bıyıklarına taktığını ve kestirmeleri için baskı yaptığını söylüyor. Zekeriya Sertel´in hatıratında ise şu keskin nota rastlıyoruz:

"İnönü Cumhurbaşkanlığına geldikten sonra diktatörlüğü artırdı. "Tek millet, tek parti, tek şef" diye bir sistem kurdu. [Bu, Hitler´in Almanya için bulduğu slogandı- M.A.] Millet o demekti, parti demek o demekti."

Milli Şef´in demokrasi anlayışını buradan ölçüp biçebilirsiniz aslında ama Hitler´e duyduğu teveccüh, onu çok daha ileri noktalara taşımıştır.

16 Nisan 1939 tarihli gazetelerde ilginç bir haberle karşılaşıyoruz. Bir grup fötr şapkalı ve takım elbiseli (çoğu) bakan ve milletvekilinden oluşan bir grup "elçi", Sirkeci Garı´nda gazetecilere poz vermişlerdir. Bunlar sırasıyla Bayındırlık Bakanı Ali Fuad Cebesoy, emekli General Pertev Demirhan, Genelkurmay 2. Başkanı Asım Gündüz, o tarihlerde milletvekili yapılmış üç gazeteci, Falih Rıfkı Atay, Hüseyin Cahit Yalçın ve Necmettin Sadak´tır. Ne için gitmektedirler biliyor musunuz? Hitler´in 50. yaş gününü kutlamak üzere. Tabii Milli Şefimizin tebrik ve selamıyla! Nitekim Hitler, heyeti yarım saatliğine kabul etmiş ve Milli Şef´e samimi teşekkürlerini bildirmiştir.

1941´e geldiğimizde 15 Mayıs´ta Hitler´in Milli Şef´e "dostane bir mesaj" gönderdiği haberini manşetten okuruz. 21 Haziran´da ise "Führer ile Milli Şef arasında samimi tebrikler" haberi vardır. Bu dönemde Türkçü yayınlarda bir patlama yaşandığına tanık olunur. Ancak Müttefiklerin zoruyla 1944´te bu yayınlar yasaklanır, Türkçüler de tabutlukları boylar.

Aslında Hitler, Atatürk döneminden başlamak üzere bilinçli bir politika gütmüş ve Türkiye´den büyük miktarlarda hammadde çekmiştir. (Özellikle de savaş sanayii için ihtiyaç duyduğu kromu). Karşılığında Türkiye silah almak ister ama vermezler. Bunun yerine mamul madde satın almaları istenir. Nazi Almanya´sına krom satışı, Müttefiklerce 1944´te Türkiye´ye bir nota verilinceye kadar devam edecektir.

Görüldüğü gibi İnönü döneminde sadece Hitler´in bıyığına imrenilmemiş, 19 Mayıs gösterileri dahil pek çok alanda Naziler bal gibi örnek alınmıştı. Tabii basına talimatlar verilmesi, manşetlerin kaç punto ile atılması gerektiği gibi yukarıdan emirler, süresiz keyfi gazete kapatma rezaletleri de benzerlikler arasındaydı.

İşin garip tarafı, şimdi bize İnönücülük taslayan "Cumhuriyet" gazetesinin, Milli Şef döneminde kapatılan ilk gazete olmasıdır. Kurucusu Yunus Nadi ile oğlu Nadir Nadi´nin daha Milli Şef safını belirlemeden önce Alman yanlısı bir tavır içine girmiş olmaları (ne hadlerine!) "Cumhuriyet"in aylarca kapalı kalmasıyla ödüllendirilmiştir! (Ne var ki, 1941´den sonra bu defa Almancılık geçer akçe olacaktır.)

Gazetesinin kapatılması Yunus Nadi´yi derhal harekete geçirmiş, eski dostu İnönü´yle görüşüp meseleyi halletmek istemiştir. Lakin ne mümkün! Bir çözüm yolu bulur ve doğru Ankara Garı´na gider. Milli Şef´i karşılayanlar arasına katılarak derdini anlatmaktır niyeti. Ancak hiç beklemediği bir tepki alır. "Ticari maksatlar uğruna siyasi yazılar yazılmasına müsaade edemezmiş." Milli Şef. "Katiyen müsaade edemem" der ve Yunus Nadi´nin elini bile sıkmadan çıkar gider.

İşte oğul Nadir Nadi´nin patladığı an budur. "Perde Aralığından"a, bugünkü tartışmalara ışık tutmak istercesine şu zehir zemberek satırları not düşer:

"Sorumsuz bir cumhurbaşkanı nasıl olur da tıpkı Hitler gibi, Mussolini gibi hakaret edercesine uluorta bir arkadaşını paylardı?"


Anlaşılan, Nadir Nadi, "Hitler ve Mussolini gibi" birisiyle karşı karşıya olduğunu cici gazeteleri kapatılınca anlamış. Peki ezanı Arapça okudu diye falakaya yatırılanların, Kur´an öğretiyor diye hapse girenlerin feryatlarını gazetelerinde yıllarca "Kara irtica hortluyor" diye yüreklerini soğutarak verenlerin feryat etmeye hakları var mıydı? Hitler´in ´uzun bıçağı´nın bir gün kendilerini de keseceğini düşünememişler miydi?





1941´e geldiğimizde 15 Mayıs´ta Hitler´in Milli Şef´e "dostane bir mesaj" gönderdiği haberini manşetten okuruz. 21 Haziran´da ise "Führer ile Milli Şef arasında samimi tebrikler" haberi vardır.

MUSTAFA ARMAĞAN - ZAMAN

31 Yorum

Diğer Haberler

Lozan'ın Gerçek Kahramanı Kimdi?

Meğer Asıl "Camiler Kışlamız" Diyen İnönü'ymüş!

Fedakâr Milli Burjuva : Mehmet Nuri Demirağ

Tanıkları, mağdurlarıyla bir zihniyet kodlaması: 12 Eylül

Cumhuriyet Halk Partisi

İngiliz Raporlarıda Resmi Tarihi Yalanlıyor

İsrail'in Katliamları ve "Nakba"

Gadre Uğramışların Tarihi / Bahadır Kurbanoğlu

Askerin Siyaseti İkinci Tanzim Projesi : 12 MART

Bir Devrin Hikayesi : Milli Görüş

Senusilik, Libya ve İnkilap Tarihi / Dr.Mehmet Doğan

Coğrafi Keşiflerin Amacı Neydi?

Bir TC Sembolü Menemen'in Yalan Tarihi

Balfour 93 Yaşında / Dr.Yusuf Rezka

Bir Rüyanın Ardından Gerçekleşen Sessiz Devrimcilik (1)

"Dersim'i vurun" emri M.Kemal'den / M.Armağan

Filistin Tarihinde Kaynak Sorunu

Vaad edilmiş topraklar : FİLİSTİN

İsrail'in Katliamlarla Dolu Tarihi

Bilinmeyen Yönleriyle 27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs : Halkı Darbelerle Terbiye Etmenin Başlangıcı

Kemalist/ laik dikta rejimindeki demokrasi oyununun 60.yılında

İnönü'yü Hitler'e ilk benzeten kimdi? / Mustafa Armağan

Haşimoğullarının İslam tarihindeki yeri ve önemi

Harf Devriminin Okur-Yazar Oranına Etkisi Oldu mu?

27 Mayıs Gölgesi : Siyasetsiz Siyaset

"Mamak'ta zorla andımızı okuttular"

Birinci Meclis'in başına neler geldi?

3 Mart Sebebiyle Halifelik Meselesi Yeniden.. / Yrd.Doç.Dr.Ali Duman

Hz.Peygamber 900 Yahudi'nin öldürülmesi emrini vermiş miydi?

Cemal Paşa ve Suriye Olayları

İçimize Sinen İttihatçı Gelenek / Yrd.Doç.Dr.Caner Arabacı

Türkiye'nin 150 yıllık derin iktidarı

Hizipleşmenin Ümmete Maliyeti

Menemen'de resmi tarihin itirafı!

Cemal Paşa'nın Hayatı ve İcraatları

İngiltere, dostu "Şah"ı neden istememişti?

Maraş olaylarının perde arkası!

Türk Hava Kuvvetlerinin Staj Alanı : Kürt İsyanları

"Atatürk tek partiye inanmıştı" Taha Akyol
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz