Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Filistin Tarihinde Kaynak Sorunu
Filistin’in tarihini, arkeolojik eserlerini araştıran uzman ve araştırmacılar Arapça yazılmış kaynak bulmakta zorlanıyor. Batılı kaynaklarsa genellikle Tevrat hikayelerine dayanıyor.
13/08/2010 / 11:13

Betül Akyüz

 

Filistin davasıyla ilgilenen birçok araştırmacı bugün güvenilir kaynak bulabilme sorunu ile karşı karşıya kalıyor. Başvurdukları Batılı kaynakların büyük kısmının batıl Tevrat hikayelerine kalan kısmının da asılsız, bozuk bilgilere dayandığını keşfeden tarihçi ve arkeologlar Filistin davasını ele almak isteyenleri bu nedenle dikkatli olmaya çağırıyor. Arapça kaynak yetersizliğinin yarattığı sıkıntıyı belki de tek telafi eden bir İngiliz kaynağı olan “Filistin’in Batısının Yüzeyi” isimli kitap. Araştırmacılar bu kitabın çok güvenilir ve objektif bir kaynak olduğuna dikkat çekiyor.

Filistin davası tarihi araştırmacıları, konuya ilişkin kaynak eksikliğinden yakınıyor. Özellikle de isimler ve binlerce arkeolojik alanın tarihi hususunda bu sorun ortaya çıkıyor. Bu da birçoklarını, bozuk ya da eksik olma ihtimali bulunan Batılı kaynaklara başvurmaya itiyor.

Araştırmacılar ve uzmanlar konu ile ilgili şu açıklamada bulundu: “Batılı kaynaklara teslim olmadan önce bu kaynaklarda geçenlerin doğruluğundan emin olmak için büyük çaba harcanması gerekiyor. İngiliz, Amerikan ve Fransız kitapları Filistin davasını ele alan Batılı kaynaklardan faydalanıyor.”

Araştırmacı ve uzmanlar, bazı Arap araştırmacıların, bazıları Tevrat rivayetlerine ve diğerleri de asılsız, tahrif edilmiş bilgilere dayanan kaynakları kendilerine esas aldıklarına işaret ederek araştırma ve dökümantasyon çalışmalarında karşılaşılan en yaygın yanlışın batıl Tevrat hikayelerinin temel alınması olduğunu söylediler.

Araştırmacılar dikkatli olmalıdır

Filistin davası tarihi araştırmacısı Mahmud Taleb El-Neemure şöyle dedi: “Filistin tarihi karışık ve derindir. Yazarlar eserlerinde Filistin’i şimdiki adıyla bilmeden İslam dünyasının bir parçası olarak gösteriyor. Filistinli bir araştırmacının tarihi meselelerde Batılı kaynaklara başvurması vazgeçilmezdir. Ancak bu kaynaklar iki keskin uçlu bir kılıç gibidir. Aralarında abartanlar da vardır, yalan yanlış yazanlar da, bala zehir katanlar da. Bu nedenle araştırmacıların aktardıkları her şeyde çok dikkatli olması, atılan iftiralara mantıklı bir dille cevap vermesi gerekir.”

El-Nemure, bazı Batılı kaynakların Filistin davası üzerine komplolar kurduğunu, Filistin’in eski ve yeni tarihini tahrif ederek İsrail’in menfaatine değiştirdiğini belirterek bu kaynakların ancak çok azının güvenilir, doğru ve objektif olduğunu vurguladı.

Halil Kenti Tarihi Eserler Dairesi Müdürü Muhammed Gıyaza, tarih hakkında Batılı kaynakların Filistin arkeolojik alanlarında özellikle sömürge yıllarında, hatta günümüzde yapılan yabancı araştırma faaliyetlerinin neticesinde oluşturulduğuna dikkat çekti.

Gıyaza, İsrail’in bu araştırma gruplarının bulduğu eserlerin birçoğuna el koyduğunu, büyük kısmının İsrailli tüccarlar tarafından yurtdışına kaçırıldığını, bazılarının Avrupa ve Amerika’daki müzelere konduğunu dile getirdi.

Gıyaza Batılı dini kaynaklara başvuranların, tarih ve arkeoloji okuyanların Batılı kaynakların Tevrat rivayetleriyle bağlı olduğu gerçeğiyle karşı karşıya kaldığına işaret etti. Ardından da bu Tevrat rivayetlerin doğruluğunun çürütülmesi ya da gerçekliğinin ispatlanması için bilimsel kazı çalışmaları yapılması gerektiğini ifade etti.

Güvenilir Batılı tek kaynak İngiliz

Öte yandan arkeoloji uzmanı Avni Şevamira Batılı en ünlü arkeoloji merciinin “Filistin’in Batısının İncelenmesi” isimli kitap olduğunu açıkladı. Şevamira İngiliz kaynağı olan bu kitabın güvenilir olduğunu, Filistin’in eserlerini ve tarihini güvenilir bir şekilde ele aldığını, Ürdün ve Filistin’i ayrı ayrı saydığını belirtti.

Şevamira’nın ifadesine göre bu kitapta Filistin’in kuzeyinden güneyine her yerindeki tarihi mekanlar kaydedildi. Ayrıca bu kitap, Filistin’deki tarihi mekanların ilk gerçek tescili vasfı taşımaktadır. Filistin hakkındaki tarihi ve arkeolojik araştırmalar bu kitabı ana kaynak olarak almaktadır.

Doğru ve detaylı bilgilerin yer aldığı bu kitap 1881 yılında Ortadoğu; özellikle de Filistin hakkında araştırma çalışması sürecinde hazırlandı. O dönemde İngiltere Filistin Keşif Fonu oluşturdu. Arkeologlar bölge hakkında hassas çalışmalara başladı. Arkeolojik alanları, çevreyi, araziyi, coğrafik konumu ve diğer koşulları iyice araştırdılar.

Şevamira kitabın ayrıca İngilizlerin kurduğu ve koordinat haritasında tüm Filistin alanlarını kapsayan coğrafi ağ bilgilerine dayanarak hazırlandığını, o dönemde yüzeyin düzgün olduğunu ve hata oranının bu nedenle çok az olduğunu açıkladı.

Son olarak Filistin hakkında dikkatli hazırlanmış herhangi bir kaynak bulunmadığını, bunun sebebinin de bu konuda yazılmış Arapça yazılar bulunmamasına dayandığını ifade ederek Arap ve Filistinli kitapların denetim ve kontrolden geçirilmesinin şart olduğunu dile getirdi. 





Timeturk

29 Yorum

Diğer Haberler

Lozan'ın Gerçek Kahramanı Kimdi?

Meğer Asıl "Camiler Kışlamız" Diyen İnönü'ymüş!

Fedakâr Milli Burjuva : Mehmet Nuri Demirağ

Tanıkları, mağdurlarıyla bir zihniyet kodlaması: 12 Eylül

Cumhuriyet Halk Partisi

İngiliz Raporlarıda Resmi Tarihi Yalanlıyor

İsrail'in Katliamları ve "Nakba"

Gadre Uğramışların Tarihi / Bahadır Kurbanoğlu

Askerin Siyaseti İkinci Tanzim Projesi : 12 MART

Bir Devrin Hikayesi : Milli Görüş

Senusilik, Libya ve İnkilap Tarihi / Dr.Mehmet Doğan

Coğrafi Keşiflerin Amacı Neydi?

Bir TC Sembolü Menemen'in Yalan Tarihi

Balfour 93 Yaşında / Dr.Yusuf Rezka

Bir Rüyanın Ardından Gerçekleşen Sessiz Devrimcilik (1)

"Dersim'i vurun" emri M.Kemal'den / M.Armağan

Filistin Tarihinde Kaynak Sorunu

Vaad edilmiş topraklar : FİLİSTİN

İsrail'in Katliamlarla Dolu Tarihi

Bilinmeyen Yönleriyle 27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs : Halkı Darbelerle Terbiye Etmenin Başlangıcı

Kemalist/ laik dikta rejimindeki demokrasi oyununun 60.yılında

İnönü'yü Hitler'e ilk benzeten kimdi? / Mustafa Armağan

Haşimoğullarının İslam tarihindeki yeri ve önemi

Harf Devriminin Okur-Yazar Oranına Etkisi Oldu mu?

27 Mayıs Gölgesi : Siyasetsiz Siyaset

"Mamak'ta zorla andımızı okuttular"

Birinci Meclis'in başına neler geldi?

3 Mart Sebebiyle Halifelik Meselesi Yeniden.. / Yrd.Doç.Dr.Ali Duman

Hz.Peygamber 900 Yahudi'nin öldürülmesi emrini vermiş miydi?

Cemal Paşa ve Suriye Olayları

İçimize Sinen İttihatçı Gelenek / Yrd.Doç.Dr.Caner Arabacı

Türkiye'nin 150 yıllık derin iktidarı

Hizipleşmenin Ümmete Maliyeti

Menemen'de resmi tarihin itirafı!

Cemal Paşa'nın Hayatı ve İcraatları

İngiltere, dostu "Şah"ı neden istememişti?

Maraş olaylarının perde arkası!

Türk Hava Kuvvetlerinin Staj Alanı : Kürt İsyanları

"Atatürk tek partiye inanmıştı" Taha Akyol
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz