Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


İslami İlimler Metodolojisi / Kanunu’l Fikri’l İslamî - Abdulmun’im el-Kı’ıyy
Hidayet Zertürk’ün Türkçe’ye çevirdiği ‘İslamî İlimler Metodolojisi’, aynı zamanda modern dönemde yazılmış bir usul kitabı olmasıyla da dikkate mucip.
14/09/2010 / 12:20

Modernitenin başlıca ayırıcı vasfı, hiç kuşkusuz, kendi dışındaki kültür dünyalarını -sahiciliklerini yok ettikten sonra- kendi bünyesinde bulundurma becerisidir. Daha yolun başında modernitenin Hristiyanlık’la olan ilişkisini böyle okumak, Avrupa dışı kültür dünyalarıyla, dinî geleneklerle olan ilişkisini anlamaya yardımcı olacaktır.19505

Kapitalizm, din ve metalaşma

Hristiyanlık’ın başına gelen şey daha sonra Budizm’in, Şintoizm’in, Brahmanizm’in de başına geldi. Bunun için Uzakdoğu’ya bakmak, klasik Budist, Şintoist veya Brahman hayatının ne kadar kapitalizme bulandığını göstermeye yetiyor. Teorik olarak söyleyecek söz, yapılacak muhalefet bırakmayan kapitalizm (ya da “modernizmin çılgın evladı” mı desek), bilakis bu kültürleri birer metaya dönüştürerek kârın maksimizasyonuna dönük önemli üretim-tüketim faaliyetlerinde birer araç yapmaktadır.

Üretim ve tüketimle kendini tatmin edemeyen insan yığınları, gerektiğinde metafizik pazarı da kullanarak bu duygusal açığı (bunu sadece organizmadaki bazı hormonlara indirgediğini de ustalıkla hatırdan çıkararak yapar ve ruhî açlığı görmezden gelir) kapatma yoluna gider/gidiyor. Bunun en basit örneği Budist gelenekte ibadet olan “yoga”nın pazar ekonomisi içerisinde bir “hizmet”e dönüşmesidir. Hoş, bizde de Diyanet, “din görevlisi” gibi bir kavramla dinî hizmet getirdiğini savunur, ama bu başka bir tartışma…

Küçük bir ayrıntıya indirgenmek

Gerek Hristiyanlık’ın gerekse mezkûr diğer dinlerin dört başı mamur olan moderniteye karşı duramamalarının yegâne sebebi muhkem/değişmez kodlara sahip olamayışlarıdır. Modernite, akademiye/üniversiteye aldığı her ‘şey’i, akademik araştırmanın nesnesi kıldığı her ‘şey’i kendi metodolojisi içerisinde değerlendirmekle, kendi anlam dünyasından koparır ve devasa modern paradigma içerisindeki bir ayrıntıya veya basit bir kültürel çeşitliliğe indirger. Bu indirgemeci yaklaşımın aziz İslam’la olan ilk ciddi karşılaşmasının “Oryantalizm” olarak tavsif edildiği herkesçe malum olduğu için bunu burada tekrar tartışmayı doğru bulmuyorum.

İlahiyat/teoloji fakültelerindeki birçok akademisyenin tercih ettiği yaklaşımdır İslam’ın klasik usulünün yeniden kurgulanması gerektiği. Metodoloji tartışmalarının çok fazla gündemde kalmasının başlıca nedeni, öykünmeden kurtulamamış zihinlerin anlamadıkları ya da anladıkları halde modern paradigma içerisinde herhangi bir yere koyamadıkları, o çokça alışık oldukları analojileri yapamadıkları yer, sahih ‘İslamî tavır’ların insanlara anlatılamayışıdır. Gerçi postmoderniteyle beraber diğer insanlara anlatamama zorluğu ortadan kalkarak totaliter/baskıcı olma sorunu gündeme gelmiş bulunuyor. Bunu aşmak için kimileri metodolojimizin ya da usulümüzün antropolojiden bağımsız olamayacağını (sadece antropolojiyi esas alması gerektiğini) savunurken kimileri de birçok Kur’an ahkâmını ve peygamber kıssasını herhangi bir sosyal gerçekliğe tekabül etmeyen birer “hikâye”ye indirgeyerek bundan kurtulmaya çalışmaktadır.

İslami İlimler Metodolojisi
(+)

Dini anlamada usulümüz ne?

Peki, sahih usulümüz nasıldır? Gerçekten iddia edildiği gibi Müslümanlar asırlarca –özellikle moderniteyle olan o meşum karşılaşmadan bu yana- İslam’ın ruhunu anlayamamışlar mıdır? Hz. Peygamber-i Zîşan Efendimizin ‘peygamber varisi’ olarak tavsif ettiği ulema nasıl bir anlama faaliyeti içerisindeydi? Bunu, bahsedeceğim kitabın mütercimi Hidayet Zertürk Hoca şöyle açıklıyor:

“İslamî nassların yani Kitab ve Sünnet’in anlaşılma ve yorumlanma yöntemi/usulü şöyledir: İman ve takva sahibi âlimlerin, delaleti zanni/muhtemel konuları Kitab ve Sünnet’in esasına, İslam’ın genel kurallarına aykırı olmamak şartıyla, zaman ve şartları da ihmal etmeden lügat ve din ıstılahları muvacehesinde yorumlama yetkileri bulunmaktadır. (…) İslamî ilimlere yönelik metodolojinin durumu da bundan ibarettir.

Âlimleri yorum konusunda yetkili saymak, dinî metinlerin onların dışındaki kişilerce anlaşılamayacağı anlamına gelmez. Zira Kitap ve Sünnet’in hitabı umumi ve genel olup herkes kabiliyetince onlardan yararlanabilir.

Evet, İslam’ın yorumlanış biçimini vahye inanan, onun dilini ve ilmini eğitim ve terbiye olarak terbiye eden ve onu hayatının bir parçası sayan muttaki âlimlere havale etmek, dini âlimlerin sultasına maruz kılmak anlamına gelmez. Yüce Rabbimiz bu bağlamda âlimleri övmüş ve asıl yorum yetkisinin ve fetvanın onlara yönlendirilmesini onlara bildirmiştir. Çeşitli ilim dallarından sonra branşlaşmanın bir zorunluluk olması tartışma konusu olmazken; din ile ilgili ilimlerin ve 14 asırlık kültür birikiminin araştırmacı âlimlere, mütehassıslara ve müctehidlere bırakılması niçin garip karşılansın! Nitekim İslam âlimlerinin dinin bütün yönleri ile ilgili oluşturdukları usul ve füru’atla ilgili branşlaşmanın ve dinî ilimleri anlamanın aracı sayılan Arapça’ya yönelik oluşturdukları ilimleri, bunun en canlı örneğidir.”19507

Modern dönemde yazılmış bir usul kitabı

Geçen baharın sonunda, yazın kavurucu sıcakları daha etkili değilken İslam düşüncesine dair son dönemin belki de en önemli kitabı Türkçe’ye kazandırıldı. Bilindiği gibi özellikle “ictihad”, modernleşme tartışmalarının başlıca konusudur. Bu konuyu sahih bir şekilde berhava eden, hani şu dillere sakız olan “ictihad kapısının kapanması” konusu, insaf sahibi araştırmacıların hakkını teslim ettikleri iki âlimin eserleriyle açıklığa kavuşturulmuştu: İmam Şatıbî’nin el-Muvafakât’ı ile Şah Veliyyullah Dihlevî’nin Hüccetullahi’l Bâliğa’sı. Fakat her iki şaheser de modernleşme öncesi dönemde yazılmışlardı.

Hidayet Zertürk Hocanın, tahriçleri ve bibliyografyasıyla beraber yaklaşık bir yılını alan çalışma İslamî İlimler Metodolojisi adıyla Türkiye’deki ilim talipleri için çevrildi. Ve tabii modern-postmodern hurafelerle gözleri kamaşan kafası karışıklar için… Bu eser aynı zamanda modern dönemde yazılmış bir usul kitabı olmasıyla da dikkate mucip gözüküyor.

İslami İlimler MetodolojisiOn beş senelik bir çalışmanın özü

Eser âmâ olan bir âlim, Abdulmun’im el-Kı’ıyy tarafından Kanunu’l Fikri’l İslamî adıyla telif edildi. On beş yıllık bir çabanın özü olan kitap İslam konusunda söz söyleyeceklere, özellikle de İslamî kültürü olan kesime yönelik yazıldı. İslam konusunda eserler veren tanınmış çağdaşların bir yöntemlerinin olmadığını ve onların, böyle bir metodolijiye bağlı kalmadıklarını gözlemlediğini söylüyor müellif. Hatta onların, temelden böyle bir yöntemden uzak olmalarına rağmen, İslam konusunda ileri geri konuşuyor olmalarından çok rahatsız olduğunu dile getiriyor.

Eser özel baskı. Yani herhangi bir yayınevinin kitabı değil. Fakat üzülmeyin, bu şaheseri okuyabilecek olanlar Ravza Yayınları’ndan temin edebilirler.

On grup araştırmacı

Merhum müellifin bir tespiti var ki bunu İslam adına konuşan herkesin kulağına küpe etmesi gerekiyor. İşte onlar:

1- Bilgisinin bolluğu öncekilerin sözlerini çokça artırmaktır. Şayet bu kişi, bizleri, kaynak gösterdiği kitaba yönlendirip onun çoğunu bize aktarsa… Evet o, böyle yapsa; bu durumda bir sayfa, yüz sayfanın yerini tutmuş olacaktır.

2- Söyleyip gevelediğini anlamaz; kuru sözcüklere takılır.

3- Eserleri çoktur. ( Kanımca eserleri okuduklarından daha çoktur.) O, haber ve yargı kipiyle anlatmasına rağmen, dilek kipinin (temenni üslubunun) etkisinden kurtulamaz.

4- Dili laf yapan bir münafıktır. Allah ve mukaddesatın hukukunu gözetmez. İslam’ın esaslarını bilmeden en ince konulara dalar.

5- Uzmanlık alanının dışında konuşur. İslam ve görüşlerden hevasına uygun düşenini alır; kendi kendine çelişkiye düşer. Bazen aklı reddeder, bazen de onu hakem sayar; sağlam bir ölçüsü yoktur. Önceki bilgileri kınar. Halbuki o, onların bir kılı bile sayılamaz.

6- Topluma gizli kalan görüş ve tuhaf konulardan hoşlanır. Yeniliklerde bulunduğuna kendince inanır.

7- İslam’ı sadece dış görünümüyle algılar. Kişilere, özellikle de halka hislerini okşayacak davranışlar sergiler; halbuki söyledikleri aklın açık prensiplerine aykırıdır.

8- Olumsuz bir kişiliği vardır. İşi gücü kendisini kınamaktır. Aktivitesi yoktur. Kınandığında “Allah bize yeter.” der. Halbuki o, Allah’ın miskinliği kınadığını unutmuştur.

9- Vazifesi; anlamsız, boş ve yüzeysel sözcüklerin ardından mal biriktirmektir.

10- Ömrünü yararsız şeylere harcar. Çağdaşlarımızın çoğu bu konumdadır!

 dünyabizim

27 Yorum

Diğer Haberler

Mevdudi için orası tatil beldesi değildi!

Ekin Yayınlarından Yeni Kitap : "Kur'an Kıssalarının Tarihselliği"

Tefsir gibi bir mukaddime : Tefsire Giriş - Râgıb el-Isfahani

Kur'an Sûrelerinin Kimliği & Sûreler nerede ne zaman indi?

İlginç Senetler Bulduk & 800 yıl sonra Peygamber'le tokalaşmış!

İslam Siyasal Düşünce Mirası

Bid'at Konusuna Doğru Bir Yaklaşım - Abdulkayyum Es Suheybani

Ruhun Sevinci - Seyyid Kutub

İmam-ı Şafii'nin Dev Külliyatı "El-Umm" Türkçe'de

Te’vil’in Tahrife Dönüşmesi: Mehmed Emin Akın

30.Yılında İstanbul Kitap Fuarı

Batıcı Bilim Yanlışta! & Oryantalist Bakışı Bırakacaklar mı?

Ebû Yûsuf'un Hadis Anlayışı -Kitap Tanıtımı-

Beydavi Tefsiri Türkçe'de

Ahmed Kalkan'ın "Kur'an Kavramları Ansiklopedisi" çıktı

Kitap Tanıtımı : Alevi-Bektaşi Geleneğinde Kur'an Anlayışı

Ekin Yayınlarından "Menar Tefsiri"

İlahiyat Alanına Dair Okuma Listesi

"Kur'an"i Kavramlar" ın 2.baskısı çıktı

Tefsir Üzerine - İbn Teymiyye

Bilgi Bankası

İzmirli İsmail Hakkı ve İlm-i Hilaf Kitabı üzerine

Mehmet Paçacı şimdi nerede?!

Kur'an'a Giriş / Muhammed Abid CABİRİ

Teolojik bir inşa olarak "Laiklik"

İslami İlimler Metodolojisi / Kanunu’l Fikri’l İslamî - Abdulmun’im el-Kı’ıyy

Bir tefsir klasiği Türkçe'de! - BEYDAVİ TEFSİRİ

T.J.Winter soruyor! "Kıbleni mi şaşırdın ey müslüman"

Milliyetçilikler ve Faşizmler -Kitap tanıtımı-

Kur'an Kıssalarında Sinematik Özellikler

İslam Psikolojisi Yazıları

Kuyuda Yazılan Kitap - El-Mebsut / İmam Serahsi

"Ahir Zaman İlmihali"ni farklı kılan nedir? / Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Ali Bulaç'ın Son Kitabı "Göçün ve Kentin İktidarı"

"Müslümanın Akaidi" kitabı üzerine Ahmed Kalkan'la söyleşi

Kutsal Kitaba İlahi Çağrı / Rahmetullah el-Hindi

Kendi Kendine Akademi (Tavsiye Kitap Listesi)

İran'da Devrim ve Karşı Devrim / Asaf Hüseyin

Tefsirde yanılgı sebepleri ve bunlardan korunma yolları / Muhammed Vehbi Dereli

Kuran ve Sünnet Üzerine Makaleler - Hikmet Zeyveli
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz