Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Teolojik bir inşa olarak "Laiklik"
“Teolojik Bir İnşa Olarak Laiklik” kitabını değerlendiriyor Mehmed Durmuş.
16/09/2010 / 18:02

Kitabın müellifi olan Doç. Dr. İhsan Toker’in tanıtımına göre kitap ilahiyat dünyasından bir kesite mensup bireylerin laiklikle ilgili özgül deneyimlerini fenomenolojik bir bakış açısıyla ele alıyor.

 

Laiklik etrafında görüşleri alınan altı İlahiyatçının anlatımları derlenerek hazırlanan kitabın özü Cumhuriyet yönetimi, dini devletin kontrolüne almış, laik bir İslam'ın inşası için, laikliği yeniden üretecek, teolojik olarak yeniden inşa edecek bir ilahiyat akademisi oluşturmayı başarmıştır.

 

 

 

 

A.Ü. İlahiyat Fakültesi Din Sosyolojisi anabilim dalı öğretim üyesi Doç. Dr. İhsan Toker’in “Teolojik Bir İnşa Olarak Laiklik” kitabından bahsetmek istiyorum. Kitap, Eski-Yeni yayınevinden Ekim-2009’da yayınlanmış. Toker’i, Ali Rahnema’nın Ali Şeriati biyografisi olan ‘Müslüman Ütopyacı’nın güzel çevirisinden (Hece y. 2005) de hatırlamanız lazım.

 

İhsan Toker’in kitabı, bildiğim kadarıyla Türkçede, alanında birçok bakımdan bir ilk. Kitap, yazarın ifadesiyle, bir ilahiyatçı kesitin laiklik inşalarını konu edinmekte; laikliğin teolojik bir dille ve teolojik imkânlar üzerinden yeniden üretilmesinin ortaya koyduğu boyutları ele almaktadır.

 

Toker’in tanıtımına göre kitapta, ilahiyat dünyasından bir kesite mensup bireylerin laiklikle ilgili özgül deneyimleri, fenomenolojik bir bakış açısıyla ele alınmıştır. Yani, ilgili bireylerin (hocaların) deneyimleri öne çıkartılmıştır. Burada kitabın oluşum safhasından kısaca bahsetmek gerekmektedir.

laiklik3.jpg 

Müellif öncelikle, işaret edilen ilahiyatçılardan belli isimler tespit etmiş, bu isimlerle derinlemesine (90-120 dakika arasında değişen sürelerde) görüşmeler (mülakatlar) yapmış, mülakatı, izinleri dahilinde teybe kaydetmiştir. İsim tespiti yaparken esas alınan kriter, ilgili hocanın laiklik ve laiklik-İslam ilişkisi üzerine makale, kitap, konferans gibi yayınlarının bulunması ve laikliğe olumlayıcı yaklaşılmış olmasıdır. Toker, daha fazla isim tespit ettiği halde, farklı nedenlerden dolayı, ancak altı kişiyle görüşme gerçekleştirildiğini belirtmektedir. Fakat ona göre bu sayı, çalışmanın hedefi ve çerçevesi açısından kesinlikle bir eksiklik değildir. Altı kişiden sadece biri soruları yazılı olarak cevaplamış, diğerleriyle kendi odalarında değişik zamanlarda görüşmeler yapılmıştır. Bilahare Toker bu görüşmeleri deşifre etmiş, belli bir tasnif işleminden sonra kitabın yazımını gerçekleştirmiştir. Belli bir muvafakat gereği, görüşme yapılan altı kişinin gerçek adları verilmemiş, bunun yerine, yapay soyadları kullanılmıştır. Bireylerin sözleri yazıya aktarılırken konuşma dili olduğu gibi korunmuş, hiçbir düzeltme yapılmamıştır. Sanırım böyle bir yöntemin, aktörlerin kendi ‘deneyimlerini’ daha yalın yansıtması hedeflenmiştir. Konuşma üslubunun olduğu gibi muhafaza edilmesi, kitabı kolay okunur kılmasının yanı sıra, kitaba kısmen mizahi bir çeşni de katmıştır.

 

Araştırmanın ikinci veri kaynağını ise, yine belli bir grup ilahiyatçının kitap, makale, radyo-tv. konuşması, beyanat, sempozyum ve konferans gibi akademik yayın ve etkinlikleri oluşturmaktadır. Bu ikinci tür başvuru kaynakları arasında M. Said Aydın, Ethem Ruhi Fığlalı, Yaşar Nuri Öztürk, Hüseyin Atay, Salih Akdemir, Ahmet Akbulut, Hasan Onat, Sönmez Kutlu, Hasan Şahin, Şahin Filiz, Recep Şentürk, Süleyman Ateş gibi isimler bulunmaktadır.

 

Toker’in kitabı, giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş’te Türkiye'de laikleşme ve din; İslam ve laiklik ilişkisi; niçin teoloji ya da ilahiyat konuları ele alınmış, kitabın yazılmasında takip edilen yöntem hakkında bilgi verilmiştir.

 

“Laikliğin yeniden inşasının bir parçası olarak dinin kavramlaştırılması” başlıklı birinci bölümde, dinin özünün inanç ve ahlak olduğu; tamamına yakınının sevgiye dayandığı; siyasal bir din tanımının Emevi dönemi ürünü olduğu gibi tanımlamalar göze çarpmaktadır. Burada, Allah'a ve ahirete inanmayan ‘kültür müslümanları’nın mevcudiyetinden bahsedilmektedir. Peygamber’in kendisinin la ilahe illallah diyenin cennete gireceğini müjdelediği, ama ‘Muhammedün rasulullah’ sözüne yer vermediği; Din’in geçmişte olduğu gibi bugün de yabancılaşmanın kaynağı olduğu; hümanist hareketin gerçek bir dinî hareket, öze dönüş hareketi olduğu gibi teolojik laiklik inşaları çokça okunmaktadır.

 

İkinci bölümde, “Bir inşa olarak laiklik” konusu işlenmekte, laiklik tanımlarına yer verilmektedir. Akademisyenlerin laiklik tanımları, kimi İslamcı çevrelerdeki kavramsal bulanıklığa ve çelişikliğe ışık tutması bakımından oldukça dikkat çekicidir.

 

Üçüncü bölümde “Laik bir İslam'ın inşası” işlenmektedir. Toker burada, laikliğin İslam’daki (olumlu) yerini savunmak için öncelikle İslam'ı laik karakterli bir din olarak gösterme girişimlerine değinmekte, bunun için de ‘içeriden’ kanıtlara ve yeniden inşalara ihtiyaç duyulduğu tespitini yapmakta, İslam'ı laikliğe uygun gösterecek gerekçeler üretilmedikçe, laik bir İslam inşası gayretinin sonuçsuz kalacağına işaret etmektedir. Kitabın referanslarının ise bu üretimi en ileri düzeyde yaptıkları gözlenmektedir. Dördüncü ve son bölümde ise “sorunlar, sonuçlar ve ironiler” başlığı altında birtakım fıkhi sorunların, laik bir İslam'ın inşasında nasıl kullanıldığı örneklendirilmektedir.

 

‘Teolojik Bir İnşa Olarak Laiklik’ kitabını özetlemek gerekirse, Cumhuriyet yönetimi, -kendinden önceki dönemde de olduğu gibi- dini devletin kontrolüne almış, laik bir İslam'ın inşası için, laikliği yeniden üretecek, teolojik olarak yeniden inşa edecek bir ilahiyat akademisi oluşturmayı başarmıştır.

 

İlahiyat hocaları, laikliğin İslam'la asla çelişmediği gibi, onun hiçbir dinle İslam'la olduğu kadar uzlaşamayacağı görüşündedirler. İddialarına göre, laiklik bizzat Kur'an’da içkindir.

 

İlahiyat laikliğinde İslam, tamamen bireysel bir din olarak görülmekte, dinin bireysel alanla sınırlı tutulması gerektiği önerilmekte; dinin siyasal hiçbir talebinin olamayacağı ileri sürülmektedir. Fakat ilahiyat laikliğinin, toplumsal alanda din referans alınmamalıdır görüşünden, dinin düşman olarak görüldüğü, yaşam üzerindeki etkisinin tümüyle sıfırlanması istendiğini anlamak çok yanlış olur. Çünkü bilakis, toplum üzerindeki etkisi iyi bilinen dinden ‘yararlanılması’ talebi öne çıkmaktadır. Bu çerçevede mülakat yapılan hocalardan biri, 12 Eylül’den sonra nasıl Kenan Evren’le görüşüp, ülke genelinde Cuma namazı için özel mesai saati düzenlenmesi talebinde bulunduğunu anlatmaktadır.

 

Bu anlamda mesela Hasan Onat’ın, toplumun daha kolayca benimseyebileceği bir laikliğin inşası gerektiği yönündeki kanaatleri çok dikkat çekicidir.

 

İlahiyatçı bireyler, İslam'ın laik karakterde olduğuna o kadar inanmışlar ki, bir ekstra laiklikten bile bahsetmektedirler. Kimine göre İslam zaten özünde laiktir, laikleştirilmeye ihtiyacı yoktur. Kur'an laiklikten daha ileride laiktir!

 

Görüşülen bireylerden bazıları şöyle demektedir: dinle siyasetin arasını ayıracak bir babayiğit, İslam'a en büyük hizmeti edecektir! Hüseyin Atay, bu ‘babayiğit’e adeta taktik verir gibi, laiklik kelimesini hiç anmadan, çağrışım dahi yapmadan [tereyağından kıl çeker gibi-MD] bir Müslümana, temel kaynak Kur'an’dan hareket ederek laikliğin, insanların dinde serbest olmaları anlamına geldiğini anlatmanın mümkün olduğundan bahsetmektedir. Yaşar Nuri Öztürk’e göre ise, hem laikliğin hem de sekülaritenin temel dayanakları Kur'an’da bulunmaktadır.

 

Ahmet Akbulut’a göre halk egemenliği ve demokrasi kavramları Kur'an’ın önerdiği yönetim sisteminin özüdür ve Kur'an siyasî egemenliği insana vermiştir. Fığlalı’ya göre de İslam devleti diye bir kavram dün de, bugün de hiç var olmamıştır. Kimileri de, Peygamber'in Mekke'de hiçbir siyasî iddiasının olmadığını; Medine döneminde de devlet başkanı olarak sorunlara ister istemez çözüm bulmak zorunda kaldığını hikâye etmektedirler…

 

Teolojik bir laiklik inşasında Kur'an’ın tarihsel olduğunun, ondan günümüz için siyasî/hukuki bir düzenleme çıkartmanın mümkün olmadığının iddia edilmesi, bilhassa dikkat çekmektedir. Bu söylemlere bakınca, Türkiye'de aktüel olan laik-demokratik-liberal politikalar daha iyi anlaşılmaktadır. Bu ‘anlaşılmaya’, Devlet Bakanı Prof. Dr. M. Sait Aydın’ın da, Türkiye'nin rolünü açıklama babında çok önemli bir katkısı var, şöyle diyor:

 

“Kanaatimce, demokratik ve liberal siyasî kültür ülkemizde güçlenip zenginleştikçe bu tür bir din-devlet ilişkisi ve laiklik anlayışı geniş bir kabul görecek ve bunun gelişmesi sonucunda oluşacak olan Türk modeli belki öteki Müslüman ülkelerin de dikkatini çekecektir.” Yani, Türkiye'nin model ülke oluşudur, anlatılmak istenen.

 

Teolojik laiklik inşasında ‘Atatürk’ün nasıl “Bir Dinselleştirme Örneği” olarak okunduğu, gözler önüne serilmiş. İlahiyatçı hocaların Atatürk’ten tanrısal bir dille bahsetmeleri şaşırtıcı gelmemektedir. Kimisi (Süleyman ateş) onu en az yirmi defa rüyasında gördüğünü, onun zaten yüksek manevi derecesinin olduğunu belirtirken; kimisi (Y. Nuri Öztürk), onun ibadet müslümanı olmayıp cihad müslümanı olduğunu, Atatürk’ün cihad Müslümanlığı yanında ibadet Müslümanlığının lafı bile olmayacağını ileri sürmektedir. Böylece sanki, laiklikte eksik kalan, dinlerdeki ‘aşkın/yüce varlık’ mefhumu tamamlanmış olmaktadır.

 

Hâsılı, İhsan Bey’in kitabı, İslam'ın laikleştirilmesi ve laikliğin dinleştirilmesi sürecini, din sosyolojisinin imkânları kapsamında ve bilimsel, yeni bir teknikle özetlemektedir. Kitabı okuyunca bende yaptığı çağrışım şu oldu: Bu süreç, Türkiye'de laikliğin zecri tedbirlerle dinleştirilemeyeceğine olan inancımı iyice pekiştirdi. Ama ‘içeriden’, soft yöntemlerle ve ılımlı politikalarla bunu yapmak mümkündür. İlahiyat, buna pekâlâ imkân vermekte, belki de en çok bu beklenmektedir. Çünkü Toker’in deyişiyle “ilahiyat mensuplarına resmi bakışın bir tür ilahiyat sosyologluğu olduğundan söz edilmektedir.”

 

Böyle başarılı bir eseri ortaya koyan Toker’i tebrik ediyor, yeni eserler üretmesini temenni ediyorum.

 

iktibashaber

30 Yorum

Diğer Haberler

Mevdudi için orası tatil beldesi değildi!

Ekin Yayınlarından Yeni Kitap : "Kur'an Kıssalarının Tarihselliği"

Tefsir gibi bir mukaddime : Tefsire Giriş - Râgıb el-Isfahani

Kur'an Sûrelerinin Kimliği & Sûreler nerede ne zaman indi?

İlginç Senetler Bulduk & 800 yıl sonra Peygamber'le tokalaşmış!

İslam Siyasal Düşünce Mirası

Bid'at Konusuna Doğru Bir Yaklaşım - Abdulkayyum Es Suheybani

Ruhun Sevinci - Seyyid Kutub

İmam-ı Şafii'nin Dev Külliyatı "El-Umm" Türkçe'de

Te’vil’in Tahrife Dönüşmesi: Mehmed Emin Akın

30.Yılında İstanbul Kitap Fuarı

Batıcı Bilim Yanlışta! & Oryantalist Bakışı Bırakacaklar mı?

Ebû Yûsuf'un Hadis Anlayışı -Kitap Tanıtımı-

Beydavi Tefsiri Türkçe'de

Ahmed Kalkan'ın "Kur'an Kavramları Ansiklopedisi" çıktı

Kitap Tanıtımı : Alevi-Bektaşi Geleneğinde Kur'an Anlayışı

Ekin Yayınlarından "Menar Tefsiri"

İlahiyat Alanına Dair Okuma Listesi

"Kur'an"i Kavramlar" ın 2.baskısı çıktı

Tefsir Üzerine - İbn Teymiyye

Bilgi Bankası

İzmirli İsmail Hakkı ve İlm-i Hilaf Kitabı üzerine

Mehmet Paçacı şimdi nerede?!

Kur'an'a Giriş / Muhammed Abid CABİRİ

Teolojik bir inşa olarak "Laiklik"

İslami İlimler Metodolojisi / Kanunu’l Fikri’l İslamî - Abdulmun’im el-Kı’ıyy

Bir tefsir klasiği Türkçe'de! - BEYDAVİ TEFSİRİ

T.J.Winter soruyor! "Kıbleni mi şaşırdın ey müslüman"

Milliyetçilikler ve Faşizmler -Kitap tanıtımı-

Kur'an Kıssalarında Sinematik Özellikler

İslam Psikolojisi Yazıları

Kuyuda Yazılan Kitap - El-Mebsut / İmam Serahsi

"Ahir Zaman İlmihali"ni farklı kılan nedir? / Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Ali Bulaç'ın Son Kitabı "Göçün ve Kentin İktidarı"

"Müslümanın Akaidi" kitabı üzerine Ahmed Kalkan'la söyleşi

Kutsal Kitaba İlahi Çağrı / Rahmetullah el-Hindi

Kendi Kendine Akademi (Tavsiye Kitap Listesi)

İran'da Devrim ve Karşı Devrim / Asaf Hüseyin

Tefsirde yanılgı sebepleri ve bunlardan korunma yolları / Muhammed Vehbi Dereli

Kuran ve Sünnet Üzerine Makaleler - Hikmet Zeyveli
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz