Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


İslam Devlet Teorisinde Yönetim İlkeleri / Yrd.Doç.Dr.Ali Duman
Hz. Peygamber’in yönetiminin, toplumda adaletin, toplumsal eşitliğin ve hürriyetin gerçekleştirilmesinin hedeflendiği bir yönetim olması açısından, gerçek anlamda hukuki bir yönetim olduğu, peygamber devletinin aynı zamanda hukuk devleti olduğu söylenebilir.
07/04/2011 / 22:03

 Hz.Muhammed (S.A.S.)’in, Allah’ın peygamberi, dininin tebliğcisi sıfatıyla görevini yerine getirirken kendisine inananlardan oluşan toplumun da liderliğini yaptığı görülmektedir. Onun Medine’ye gelir gelmez dünya tarihinde ilk defa görülecek olan sistemli bir anayasa hazırlattığı ve bu anayasada Medine’de sakin olan farklı dinlere mensup çeşitli gurupların bir arada ve hoşgörü içerisinde yaşaması için gerekli düzenlemeleri yaptığı, yabancılarla ilişkilerin, toplumsal barış ve güvencenin sağlanmasının nasıl gerçekleştirileceği konusunda temel kanunların yer aldığı, Müslüman olmayan vatandaşların statüsünün belirlendiği vs. hatırlanacak olursa, Hz. Peygamber’in yönetiminin hukuka dayalı bir  yönetim olduğu söylenebilir. Nitekim hukukun, toplumu oluşturan fertler arasında adalet, toplumsal eşitlik ve hürriyeti sağlayarak, fertlerin birbirleriyle, toplum ve devletle ilişkilerini düzenleyen ve kendilerine uyulması kamu otoritesiyle sağlanan kurallar bütünüdür şeklindeki tanımıyla doğru orantılı olarak, Hz. Peygamber’in yönetiminin, toplumda adaletin, toplumsal eşitliğin ve hürriyetin gerçekleştirilmesinin hedeflendiği bir yönetim olması açısından, gerçek anlamda hukuki bir yönetim olduğu, peygamber devletinin aynı zamanda hukuk devleti olduğu söylenebilir.

Hz. Peygamber’in, kendi yönetiminin olduğu gibi, kendisinden sonraki dönemde İslâm toplumunun yöneticileri için bağlayıcı ve iktidarın işlevlerinin esasını teşkil eden bir takım ilkelerle idareyi gerçekleştirmiş olduğu görülmektedir. Bu ilkeler :

a. Ehliyet (Emâneti Ehline Vermek) Esası

Bu, peygamberin devlet başkanı sıfatıyla, bazı görevlerle görevlendirdiği kişilerin ait olduğu zümre, kabile ve boya ilişkin olarak değil, o işteki bilgisine, akli seviye ve yeteneğine göre seçilmesi demektir. Temelini Kur’ân-ı Kerîm’den alan bu prensip sınıf, zümre ve şahıs tahakkümünün ortadan kaldırılması, toplumsal eşitliğin ve adaletin sağlanması açısından temel bir ilke olarak kabul edilebilir.

b. İstişare Esası

Al-i İmran suresi 159 ve Şûrâ Suresi 38. ayetlerle teyit edilmiş olan bu prensip de, Müslümanların sahip olması gereken devlet felsefesinin özünü oluşturmaktadır. Bu, devlet anlayışının ehil kimselerle yapılacak olan istişareye dayanması aynı zamanda onun fikir hürriyetine verdiği değerin de göstergesi olarak kabul edilebilir. Devlet şeklinin otokratik veya aristokratik olarak belirlenmesine başlı başına engel olan bu ilke, İslâm’da halkın yönetimde söz sahibi olabilmesinin anahtarı şeklinde de değerlendirilebilir.

Şûra emri, hem siyasi iktidarı elinde tutanların dikta ve istibdata sapmalarını önleyici, hem de mü’minlerin doğru bildiklerini söylemelerini özendirici niteliktedir. (Akyüz, Hayatın İçinden Fıkıh, 40)

Şûra ilkesinin uygulanması, ayrıca siyasi sistemin işleyişinde muhalefetin de söz hakkı bulunduğunu, görüşlerini açıklamakta hiçbir engellemeyle karşılaşmayacağını ortaya koyar. Muhalefet partilerine mensup olanlar görüşlerini açıklamaktan hiçbir şekilde alıkonamayacakları gibi, açıkladıkları görüşlerinden dolayı hiçbir yaptırımla da engellenemezler (Akyüz, Hayatın İçinden Fıkıh, 40).

c. Bey`at Esası

Şûrâ neticesinde seçilen ehil kimseye itaatin satılıp, karşılığında yönetimin alınması olarak değerlendirilebilecek olan ve bir anlamda toplum sözleşmesi teorisini hatırlatan bu ilke de, bizzat peygamberin uyguladığı ve halkın yöneticiye hangi hususlarda itaat edeceğini beyan ettiği çok önemli bir ilkedir.

Kitap ve sünnet üzerine temellenen İslam ümmetine ait siyasal yetkinin niteliği ve çerçevesi, Hz. Peygamberin vefatından sonra Hulefa-yı Raşidîn’in uygulamalarıyla şekillenmiştir. Bu uygulama bir nevi temsil sistemi olan bey’at’a dayanır (DİA, “Siyaset”, 37/295)

Hz. Muhammed (S.A.S.) ’in yöneticiliğini yaptığı devlet için vaz etmiş olduğu Kur’ân kaynaklı bu ilkelerin, kendisinden sonra gelecek yöneticiler için de vazgeçilmez düsturlar olarak, iktidarın işleyişinin çekirdeğini oluşturdukları kabul edilebilir. Nitekim Hz. Peygamber’in hayatı incelendiğinde kendisinin de bu ilkelere harfiyen uyduğu ve taviz vermediği görülmektedir. Hz. Peygamber kendisinden yöneticilik yapmak için talepte bulunanlara görev vermediği gibi, bir kimseyi herhangi bir göreve atarken onun liyakatini göz önünde bulundurmuştur. Ayrıca toplumunu ilgilendiren bütün umumi durumlarda istişareler yapmış, istişare sonucu çıkan sonuç, kendi re’yi hilafına da olsa bu karara uymuştur. Mesela Uhud harbi öncesi mescitte Müslümanları toplayarak müşriklere karşı cephe savaşı yerine, Medine’de kalıp savunma savaşı yapmayı teklif ettiğinde, özellikle Bedir savaşına katılmamış olan ashabın gençlerinin isteğiyle ortaya çıkan cephe savaşı fikrini kabul etmiştir.

 

http://www.islamhukukusayfasi.com

28 Yorum

Mahmut KAR 02-05-2011, 14:40:35
Şura yı doğru anlamak
Bu gün islam beldelerine neoliberal politikalar ile pazarlanmaya çalışılan demokrasi ve özgürlükler düşüncesi 60 lı yıllardaki islamın ve müslümanların karşılaştığı kominizm tehlikesinden daha sinsi ve haince bir plandır. Dolayısıyla bu politikalara pirim verecek anlayışlardan ve kavram kargaşalarındna uzak durmak gerekir düşüncesindeyim. İslmada ki şüra yı islam alimleri yazmış ve açıklamışlardır. Bu gün şura yı demokrasi ile aynı kefeye oymaya çalışmak da bu oyunun bir parçası olsa gerek.
Mahmut KAR 02-05-2011, 14:35:13
Şura yı doğru anlamak
İslamın devlet anlayışını bir köşe yazısı olarak kaleme almış olmasından dolayı Ali bey e teşekkür etmek gerekir. Peygamber(s.a.v)in devlet modelinin bir hukuk devleti olduğunu söylemiş olamak güzel. Elbette islami bir devlet insanların tüm sorunlarını çözen bir yapıya sahiptir. O devlete sadece hukuk devletidir demek de yanlış olur. Çünkü O islam devleti mütekamil bir bütünlükte var olmuştur. Ancak yazarın perygamber dönemindeki şüra yı halkın yönetime katılması olarak algılaması yazması şaşılacak şeydir. Uhut örneği ise bir farzın yapılıp yapılmaması için değil yapılacak ama nerede yapılsın konusunda bir meşveredir. Bu böyle algılanmaz ise halkın yönetime katıldığı demokrasi düşüncesini islam ile bir arada kullanma tehlikesi doğmuş olur ki bu ilişki çok kirli bir ilişkidir.

Yorumların tamamı için tıklayınız.

Diğer Haberler

Fıkıhdan İslâm Hukukuna / Prof.Dr.Talip Türcan

Asr-ı Saadet İktisadı & Peygamber Nasıl Bir Ekonomi Uyguladı? / Cengiz Kallek

Nurullah Erkoç : Unutulan Sünnet  "İtikaf"

El-Ezher'in hazırladığı alternatif İslami anayasa taslağı

Tarihte Ekonomik Dönemler,Sistemler ve İslamiyet / Prof.Dr.Osman Eskicioğlu

İslam Hukukuna göre Kadının Boşanma Hakkı (1) / Yunus Vehbi Yavuz

İslam ekonomiye ne der? / Günümüz Meselelerine Cevaplar..

İslam Hukukunun Genel Gayesi / Tahir bin Aşur

İslam Ekonomisi ve Marxçı Sosyalizm Açısından İhtiyaç / M.Bakır es-Sadr

İslam Devlet Teorisinde Yönetim İlkeleri / Yrd.Doç.Dr.Ali Duman

Hz.Ali'nin torunundan "Haklar Risalesi"

Beş İslam'ın Şartı (İbadetler) + Altı da İnancın Şartı (Amentü) - Ahlâk-sız Türk Müslümanlığı / Prof.Dr.İlhami Güler

İslami finansı anlamak / Frank Vogel

Zekatın terbiye edici etkisi ve Friedman / Aliya İzzetbegoviç

Din ve İktisat / Prof.Dr.Musa Kâzım Yılmaz

İktisadi Düşüncelerin Bozuklukları ve Sahih Çözüm / Hakkı Eren

İslam Ekonomisi ve Marksist-Kapitalist Ekonomi / Musavi Lari

Günümüz Çarpık Ekonomi Anlayışı ve İslam Ekonomisi / Prof.Dr.Osman Eskicioğlu

İslam Ekonomisinin Mülkiyet Anlayışı / Prof.Dr.Osman Eskicioğlu

İslam'da İktisat Nizamı / Takiyyuddin en-Nebhani

Osmanlı Hukuk Sistemi

İslam Ekonomisinin Genel Yapısı / Muhammed Bakır es-Sadr

İslam İktisat Doktrini Üzerine Mülahazalar / Yahya Arslan

Ebu Hanife'nin İctihatlarında Dinde Kolaylık ve Fakirin Korunması / Yrd.Doç.Dr.A.Vehbi Ecer

İslam Hukukunun Kaynağı Olarak Kur'an / Yrd.Doç.Dr.Ali Duman

İslam Hukukunun Gayesi / Dr.Ali PEKCAN

İslam'ın Getirdiği Hukuki Düzenlemeler

Seküler Dünyada Fıkh'ı Konuşmak / Dr.Ebubekir SİFİL

İslam'ın Hükümleri Zamana Göre Değişir mi?

Temel Çizgileriyle Doktriner Kapitalizm / M. Bakır Sadr

İslami Ekonominin İncelikleri / Dr.Mustafa Özel

İslam'ın Sağladığı Sosyal Güvenlik / Prof.Dr.Faruk Beşer

Ceza Hükümleri Açısından Tevrat ve Kur'an / Prof.Dr.Suat Yıldırım

İşçi ve İşverenin Hukuki ve Ahlaki Sorumlulukları / Dç.Dr.Selim Arık

İslam'da Adalet İlkesi / Prof.Dr.Muhit Mert

İslam Hukukunda İctihat Kavramı
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz