Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Gadre Uğramışların Tarihi / Bahadır Kurbanoğlu
İttihatçılıktan mülhem Ulusalcılığın, bu coğrafyada her kesim üzerinde açtığı yaralar bugün tartışageldiğimiz sorunların menşeini oluşturmakta. Kimlik siyasetinden din siyasetine, hukuktan ekonomi, kültür ve eğitime kadar tüm topluma dayatılmış, öğretilmiş ezberlerin cenderesinde hep birlikte ideolojik bir endoktirnasyondan geçirildiğimiz bir vakıa.
25/04/2011 / 11:05

 Bir Türkleştirme ve kendinden menkul Batıcılaştırma sendromu her kesimi, tüm toplumu olabildiğince etkiledi. Hatta toplumun farklı kesimlerinin birbirlerine bakışını bile bu İttihatçı geleneğin ideolojik formasyonlarıyla belirlendiğini söylemek asla bir abartı değildir. Müslüman, muhafazakar, Kürt, Alevi ve Gayrı Müslim unsurlar bu coğrafyanın binlerce yıllık toplumsal kültürünün parçaları. Ama çocuklarımız Savaşların tarihiyle büyütüldü maalesef. Uğradıkları mezalimlerde birbirlerine çocuklarını emanet ettikleri, birbirlerinin bayramlarına katıldıkları, birbirlerini koruyup kolladıkları sevgi ve merhamet ortamlarının hikayelerini ise çok sonraları öğrenmeye başladılar; o da çok sınırlı bir şekilde. Hala düşmanca atasözleri, galatı meşhurlar, birlikte yaşamak zorunda kaldıkları sorunlara umarsız ortamlar beslenmeye devam ediyor maalesef.

Hepimizi Arkadan Vuran Asıl Kim?

Bu ülkedeki geniş kesimleri cezalandırabilmek için gerekirse cami bombalar, kendi jetimizi düşürür ve Yunanistan'la savaş çıkarırız diyebilen bir zihniyetin için bu türden oyunlar ne kadar normalse, bizlere "Hain, arkadan vuran Ermenileri", "Hain, Arkadan vuran Arapları", "Hain, arkadan vuran Şeyh Said'leri" de adres göstermeleri ve yaftalamaları o kadar normaldir. Bizi şaşırtan bu olmamalı. Bizi şaşırtan bu ezberleri tekrarlamaya olan yatkınlığımız olmalı. Bizi şaşırtan, hainlerin tarih kitaplarında zorunlu inkılap dersleriyle birlikte çocuklarımızın zihinlerine şırınga edilmesine hiç ses çıkartmamamız olmalı. Bizler yıllarca İslami kesimlerin inkılap tarihi kitaplarında irtica damgasıyla anılagelmesine nasıl maruz kaldıysak, aynı tarih kitaplarında Ermeni çocukları da Ermenilerin hainliklerinin anlatıldığı pasajlara maruz kaldılar. Tıpkı Kürtlerin ve Alevilerin müzdarip oldukları, katlanmak zorunda bırakıldıkları konular gibi.

Bir Ermeni Kilisesi'ne birkaç genç arkadaşla yaptığımız bir ziyaret esnasında, Kilise görevlisi bize "Bu ülkede Hıristiyanlar gerçek Hıristiyan, Müslümanlar da gerçek Müslüman olsalar, hiçbir sorunumuz kalmaz" demişti. Bu yürekten gelen tespite ben de bir iki ekleme yapayım: Ergenekoncu zihniyetin ideolojik ve tarihsel arka planını sorgulayıp, yalanlarını ifşa edip, nesillerimizin akidelerini ve kişiliklerini korursak ve bizler de birbirimizi tanıma, dertlerimizi, sorunlarımızı, taleplerimizi birbirimizden dinleme cehdi ve gayreti gösterirsek Evet! Fitne ortamlarını üretenlerin oyunlarını başlarına geçirmemiz ve pekçok sorunun üstesinden gelmemiz işten bile değil.

Öğrenilmiş çaresizliklerden kurtulmak mümkün! Nasıl mı? Tarihe egemenlerin gözünden bakmayıp, onların zafer naralarıyla mistifike ettikleri anlatılardan kurtulup, mazlumların, mağdurların, gadre uğramışların gözünden bakmayı becerebilirsek mümkün!

Hrant Dink'in Batılı bir dergiye verdiği mülakatta bahsettiği tespitler aklıma geliyor: "…AB sürecinde bu ülkedeki bir azınlık cemaati olarak yeni hak talepleriniz var mı?" mealindeki bir soruya, "Bu ülkede çoğunluğu teşkil eden Müslüman halkın hakları alanında yaşanan baskı, yasak ve haksızlıkları dikkate aldığımda kendimiz için ilave haklar talep etmekten utanıyorum." Evet, böyle demişti Hrant.

Aklımızın bir köşesine not edelim ki en tehlikeli cümleler "Bütün" diye başlayan genellemelerdir. Evet, "Bütün". Bütün Türkler, Bütün Kürtler, Bütün Ermeniler, Bütün Aleviler, Bütün Müslümanlar. Oysa Vahiy insan tekine seslenir ve der ki size bildirdiğim değerleri birlikte olgunlaştırın. İşte bu yüzden "Sizin dininiz size" der. İşte bu yüzden "Size zulmetmeyenlere adaletle yaklaşın" der. İşte bu yüzden "Size kötü davranana iyilikle davranın ki onunla dost olabilme kapısını açık tutasınız" der. İşte bu yüzden "Bir insana haksız şekilde kıyan bütün insanlığa kıymış gibidir" der. İşte bu yüzden "Bir insanın canını kurtaranın bütün insanlığı kurtarmış gibi olduğunu" söyler. İşte, İşte, İşte diye devam eder bu liste. Öğrenmek isteyenler, ulusalcılığın ve onun yumuşak gibi görünen yüzü milliyetçilin kirliliklerinden kurtulmak isteyenler, Allah'ın kitabına müracaat edebilirler. Üzerlerine birilerinin giydirdiği siyasi kimlikleri evrensel olana tercih edenler, bu yanlıştan Allah'ın kitabı sayesinde kurtulabilirler. İşte bu yüzden tehcire uğrayanların kimlikleri önemli değildir. Önemli olan hak etmedikleri ve Allah'ın lanetlediği "Ya rabbi bize katından bir yardımcı gönder" diye yalvardıkları bir mezalime uğramış olmalarıdır. Bunlar bazen Diyarbekir'dedir, Bazen Dersim'de, Bazen de Gazze'de! Aralarındaki tek fark Allah'a yakarırken şivelerinin ve dillerinin farklı olmasıdır. "Mazluma dini ve kimliği sorulmaz" galatı meşhuru da buradan gelir.

"İsmet Ademiyyetledir!"

Ebu Hanife'nin tam tamına 13 asır önce, vahiyden mülhem altını çizdiği hikmetli tespiti hiç aklımdan çıkmaz.

Şöyle diyordu bu toplumun çoğunluğunun o çok sevdiği, İmam-ı Azam diyerek baş tacı ettiği Ebu Hanife: "İSMET ADEMİYYETLEDİR!" Müthiş bir tespit! İsmet, yani insanın doğuştan gelen dokunulmazlıkları, din, can, akıl, nesil ve mal emniyeti ademiyetledir, yani insan olmaklığıyladır. Yani Müslüman, Hıristiyan, Ermeni, Türk, Kürt değil. İnsan olmaklığıyladır ve Allah indinde bunları hiç kimsenin çiğneme hakkı yoktur. Şimdi değerli izleyenler, sizden ricam, Cumhuriyet tarihine ve ondan da öncesine bir de bu gözle bakın ve akşam yastığa başınızı koyduğunuzda "İsmet Ademiyyetledir" evrensel tespitinin ne anlama geldiğini ve kimlerin kimler adına, ne adına, kimler için bu ilkeyi yüz değil, bin değil, milyon defa çiğnediğini düşünün! Bu coğrafyada dünyaya gelen insanların Dini, canı, nesli, aklı ve mallarının hangi zalimler tarafından ve hangi çıkarlara dayalı olarak, hangi meşruiyet unsurları adına çiğnendiğini birkaç kez düşünün! Bir değil, bin defa düşünün! Düşüncelerimize, fikirlerimize sirayet eden ezberletilmiş tabulardan ancak bu yolla kurtulabilir ve birbirlerinin ibadethanelerini zalim diktalara karşı koruyan Mısırlı Müslüman ve Hıristiyanların ferasetlerine de ancak bu yolla ulaşabiliriz…

bahadir.kurbanoglu@gmail.com

STAR GAZETESİ

36 Yorum

Diğer Haberler

Lozan'ın Gerçek Kahramanı Kimdi?

Meğer Asıl "Camiler Kışlamız" Diyen İnönü'ymüş!

Fedakâr Milli Burjuva : Mehmet Nuri Demirağ

Tanıkları, mağdurlarıyla bir zihniyet kodlaması: 12 Eylül

Cumhuriyet Halk Partisi

İngiliz Raporlarıda Resmi Tarihi Yalanlıyor

İsrail'in Katliamları ve "Nakba"

Gadre Uğramışların Tarihi / Bahadır Kurbanoğlu

Askerin Siyaseti İkinci Tanzim Projesi : 12 MART

Bir Devrin Hikayesi : Milli Görüş

Senusilik, Libya ve İnkilap Tarihi / Dr.Mehmet Doğan

Coğrafi Keşiflerin Amacı Neydi?

Bir TC Sembolü Menemen'in Yalan Tarihi

Balfour 93 Yaşında / Dr.Yusuf Rezka

Bir Rüyanın Ardından Gerçekleşen Sessiz Devrimcilik (1)

"Dersim'i vurun" emri M.Kemal'den / M.Armağan

Filistin Tarihinde Kaynak Sorunu

Vaad edilmiş topraklar : FİLİSTİN

İsrail'in Katliamlarla Dolu Tarihi

Bilinmeyen Yönleriyle 27 Mayıs Darbesi

27 Mayıs : Halkı Darbelerle Terbiye Etmenin Başlangıcı

Kemalist/ laik dikta rejimindeki demokrasi oyununun 60.yılında

İnönü'yü Hitler'e ilk benzeten kimdi? / Mustafa Armağan

Haşimoğullarının İslam tarihindeki yeri ve önemi

Harf Devriminin Okur-Yazar Oranına Etkisi Oldu mu?

27 Mayıs Gölgesi : Siyasetsiz Siyaset

"Mamak'ta zorla andımızı okuttular"

Birinci Meclis'in başına neler geldi?

3 Mart Sebebiyle Halifelik Meselesi Yeniden.. / Yrd.Doç.Dr.Ali Duman

Hz.Peygamber 900 Yahudi'nin öldürülmesi emrini vermiş miydi?

Cemal Paşa ve Suriye Olayları

İçimize Sinen İttihatçı Gelenek / Yrd.Doç.Dr.Caner Arabacı

Türkiye'nin 150 yıllık derin iktidarı

Hizipleşmenin Ümmete Maliyeti

Menemen'de resmi tarihin itirafı!

Cemal Paşa'nın Hayatı ve İcraatları

İngiltere, dostu "Şah"ı neden istememişti?

Maraş olaylarının perde arkası!

Türk Hava Kuvvetlerinin Staj Alanı : Kürt İsyanları

"Atatürk tek partiye inanmıştı" Taha Akyol
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz