Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


İslamî Devlet'ten Medenî Devlete / Ali Rıza Akgün
Son yıllarda Mısır merkezli bazı İslami cemaatlerin ‘İslamî Devlet’ yerine ‘Medenî Devlet’ söylemini sıkça kullandığına şahit olmaktaydık. Medenî Devlet kavramını kullanma noktasında, İhvan-ı Müslimîn Cemaati başta olmak üzere siyasi yönü olan diğer İslami Hareketler ve Yusuf el-Karadavi Hoca çevresi şahsen benim dikkatimi çekmekteydi. Medeni Devlet’ten kastettikleri, temel ilkeleri ve felsefesi İslam’a dayanan, teferruatlarda İslami ilkelerle çatışmayan, ancak yöneticileri ve yönetimi kutsal; sorgulanamaz olmayan bir devlet yapısıdır.
22/05/2011 / 23:21

Mısır’daki son gelişmelerden/değişimden sonra bu kavram adeta tavan yaptı ve artık İslamî Devlet kavramı neredeyse kullanılmaz hale geldi, sözü edilen çevrelerde?...

İçerikte kayda değer bir fark olmamakla beraber, İslamî Devlet yerine Medenî Devlet söyleminin özellikle bu dönemde yaygınlaşmasının başlıca iki sebebi olduğu gözlerden kaçmamaktadır.

Birinci sebep: İslam’ın kutsal devlet ve kutsal yönetici anlayışını kökten reddettiğini yerli-yabancı bütün zihinlere yeniden kazımak. Şöyle ki, Ortaçağın Hıristiyan Avrupa’sı başta olmak üzere farklı inançlara mensup devlet yöneticileri zaman-zaman kendilerini Tanrı tarafından yetkilendirilmiş ve Tanrı adına konuşma yetkisine sahip addederek, kendilerinin ve yönetimlerinin sorgulanamaz/kutsal olduğunu iddia etmiş ve bu anlayışa ve uygulamalara karşı çıkanları şiddetle cezalandırma yoluna gitmişlerdir.

İslam’da, devletin temeli dini ilkeler doğrultusunda oluşturulmuş olsa dahi, asla kutsal devlet ve kutsal yönetici (dokunulmazlık) anlayışı olmadığına göre, İslam kavramıyla, devlet kavramını yan-yana getirmek suretiyle kendilerine ve yönetimlerine kutsallık kazanmaya çalışan yöneticilerin önünün kesilmesi ve bu noktada zihinlerde İslam Dini ile ilgili doğru tasavvurun yeniden inşası başta olmak üzere, bütün yöneticilerin (İslam âlimi olsa dahi) pekâlâ sorgulanabilirliği ilkesini iyice vurgulamak için günümüzdeki bazı çevreler Medeni Devlet tabirini daha sık kullanmaya başlamışlardır. Yukarıda vurgulandığı üzere İslam’ın özünden yönetime ve yöneticilere dokunulmazlık payesi çıkarmak mümkün olmamakla beraber maalesef Müslüman Dünyası da ‘Lâ yüs’el’ (sorgulanamaz) yöneticilerden çok çekmiş ve halada çekmektedir.

Ancak özel bir vurgu için zaman-zaman tabir değişikliğine gidilebilir olsa da, gerek geçmişte gerekse çağımızda İslami Devlet tabirini kullananlar (örneğin Hasan el-Benna, Mevdudi, Seyyid Kutup ve benzerleri) İslami Devlet’ten İlahi/dokunulmaz devlet ve Allah adına konuşan sorgulanamaz devlet yöneticilerini kastetmemiş, bilakis onlarda İslamî ilkeler doğrultusunda oluşturulması gereken bir devleti kastetmişlerdir. Yani her iki söyleminde maksadı aynıdır.

Bu günlerde Medeni Devlet kavramını daha sık kullanmaya iten ikinci sebep: Yerli ve yabancı İslam düşmanlarının İslami hareketlere yönelik şiddetli baskılarıdır. Dünya istikbarının başını çeken ABD başta olmak üzere yerli ve yabancı bütün müstekbirler özellikle son aylarda İslam Dünyası’nı adım-adım takip etmekte ve alttan-alta kendi geleceklerini kovalamaktadırlar.

Libya, Suriye, Yemen vb yerlerde insanın kanını donduran katliamlarla ilgilenmek, bu tür katliamlara ve sıkıntılara maruz kalan insanlara karşı insani sorumluluklarını yerine getirmekten çok, Mısır’daki gidişatla ilgileniyorlar! Acaba İslami hareketlerin merkezi konumundaki Mısır’da kazara İslami hareketler iktidara yaklaşır mı? Şayet yaklaşırsa İslami bir devlet Kurma gibi bir girişimleri olur mu? Zamanla bizi zora sokacak işlere girişirler mi bu İslamcılar diye ödleri kopuyor adeta!…

Yıllardır yerli müstekbirlerle boğuşan İslami hareketler, şimdide yoğun bir şekilde uluslararası müstekbirlere laf yetiştirmeye çalışıyorlar. “Keçi can derdinde, kasap et derdinde” dedikleri gibi Müslüman halk ‘sınırlı imkânlarıyla’ ölüm-kalım mücadelesi verirken dünya müstekbirlerinin derdi başka! Onların derdi yeryüzündeki oluşturdukları istikbara karşı çıkacak, dur diyecek bir iradenin, bir gücün ortaya çıkmaması, oluşmaması! Dolaysıyla ikide bir soruyorlar, kurcalıyorlar, araştırıyorlar; ‘Acaba bu İslamcılar nasıl bir sistem hedefliyor? Ümmetçilik fikirleri hala devam ediyor mu? Gelecekte birlik-beraberlikle ilgili bir proje var mı niyetlerinde?

Müslümanlar tarafından kendilerini rahatsız edecek ciddi bir işaret ve söyleme şahit olduklarında, bir itiraz hissettiklerinde hemen üzerlerine çullanacakları kesin. Bu vakıayı bilen Müslümanlar kılı kırk yararcasına hareket etmeye çalışıyorlar. Rabbım yardım eylesin. Âmin…

Özgün Duruş

26 Yorum

Diğer Haberler

Ahlak-Din İlişkisi / Ayetullah M.T.Misbah

Proudhon mu Behlül Dânâ mı? & Kölesin Sen Erkek!

İlim ile Bilim arasında / Bilim,İslam'ın nesi olur?

M. Foucault ve düzenin reddi / Arsen Ceyhan

İzmirli İsmail Hakkı'nın "Angilikan Kilisesine Cevap" Adlı Eserinde Aklın değeri

Batı Düşüncesini Modernliğe Taşıyan St.Augustin

Frantz Fanon ve kara talihimiz

İslamî Devlet'ten Medenî Devlete / Ali Rıza Akgün

Fıtrat : İnsanın Ontolojik Altyapısı / Haydar Öztürk

Kürşad Atalar ile "Batının Kaynakları" üzerine

Doğu ve Batı sorusuna binaen / Ali KAYA

Guenon neden Hint'e yoğunlaştı? / Guenon'u keşfetmeliyiz!

Hayatta İki İrade mi var? / Ali Kaya

Adalet / İbn Arabi

Deginiler.../ Ali Kaya

Varoluşçuluk

İdealizm

Ali Şeriati'nin Mirası-2 / Ali Kaya

Ali Şeriati'nin Mirası / Ali Kaya

Düşünce Terzisi : Muhammed Abid El Cabiri

Psikoloji ve Tasavvuf Açısından Rüyalar
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz