Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Hadisleri Alma Usûllerinden Sema ve Kıraat
Hadis malzemelerinin bize kadar sağlıklı bir şekilde ulaşması ve yazıya geçirilmiş hadis rivayet malzemesinin doğru okunup anlaşıl masının teminatı noktalarında hadis alma ve nakletme yollarından sema ve kıraat önemli rol oynamaktadır. Zira bugün elimizdeki en eski hadis kitaplarındaki hadislerin tamamına yakını bu iki yöntemle alınmıştır
08/07/2011 / 09:15

M. Nazım Şiraz

İslami yaşayışın temelini teşkil eden kaynaklardan ilki, Allah'ın Kitabı Kur'ân-ı Kerim, diğeri de, bu Kitab'ın hayattaki uygulama tarzı olan Rasûlu'nun sünneti/ hadisleridir. Sahabe, Hz. Peygamber'in tebliğ ettiği ilahî dinin öğretilerini, son raki nesle doğru olarak aktarmak için canla başla çalışmıştır. Bilin diği gibi Hz. Ömer, bir hadis duyduğunda bunu tetkik eder, söyleyene ispatlatıncaya kadar uğraşırdı. Bu görevi sahabeden devralan tabiîn nesli de aynı gayret içerisinde olmuştur. Dolayısıyla hadis alıp nak letme işinin temelinde sahabe ve tabiînin çabaları bulunmaktadır. Bu bağlamda özellikle hadis alma ve nakletmede kullanılan ıstılahla rı doğru anlayabilmek sahabe ve tabiîn neslinin hadis aktarmada gösterdikleri gayretin safhalarını iyi tahlil etmeye bağlıdır. Hadis malzemelerinin bize kadar sağlıklı bir şekilde ulaşması ve yazıya geçirilmiş hadis rivayet malzemesinin doğru okunup anlaşıl masının teminatı noktalarında hadis alma ve nakletme yollarından sema ve kıraat önemli rol oynamaktadır. Zira bugün elimizdeki en eski hadis kitaplarındaki hadislerin tamamına yakını bu iki yöntemle alınmıştır. Şimdi bu yöntemlerin çıkış sürecine hızlı bir şekilde göz atalım.

 a. Sema ve Kıraatın Çıkış Sürecine Bakış Sahabilerin hadis tahammüllünde kullandıkları yöntemler, ha disin sonraki nesle hangi şekilde ulaşması gerektiği konusunda, be lirleyici bir rol oynamıştır. Onların hadis nakli konusunda gösterdik leri titizlik, sonra ki nesiller için hadisi kabul noktasında örnek olmak ve hadisin rast gele rivayetini önleme gayesine yönelikti. Hicri I. asrın son çeyreğinde ise gittikçe artan yazılı hadis metinlerinden doğrudan rivayet etmek isteyen ehliyetsiz kimseler çoğalmıştır. Bu kimseler, muhaddislerce tashihi yapılmamış sahifelerden, doğrudan nakil yapma hevesine ka pılmışlardı. Uydurma rivayetlerin bu dönemde yoğun olması ve tam gelişmemiş yazıyla yazılmış metinlerdeki hata oranının fazla olma ihtimali, hadislerin sonraki nesle hatalı olarak aktarılması endişesini gündeme getirmiştir. Hicri ilk asrın ikinci yarısından itibaren artan uydurma rivayet ler, dinin temelini teşkil eden hadisler açısından İslam dünyasını ciddi derecede rahatsız etmeye başlamıştı. Bu asrın sonlarına doğru sahabe neslinin tükenmeye başlaması, hafızalarda olan ilmin yok olacağı veya uydurma rivayetlerin dini mahvedeceği endişesini de beraberinde getirmişti. Bu olay, hadislerin bir araya getirilip kitap lar içinde korunması fikrini geliştirmiştir. Bu vesileyle tedvin hareke ti başlamış ve hadisler umumiyetle kitaplara geçirilmişti. Bu işlem devam ederken hadislerin sahihini uydurmadan ayırabilecek sağlam kriterlerin de beraberinde olması gerekiyordu. Bu noktada hadis nakli konusunda sahabilerin sonraki nesle öğrettikleri taktikler meyvesini vermeye başlamıştır. Muhaddisler ha dislerin rastgele rivayetini engellemek ve mevcut hadis malzemesinin geçerli olanlarının bir araya getirilebilmesi için bazı kurallar getirmiş lerdir. İslam alimlerinin bu durumlara karşı aldıkları tedbirlerin en önemlisi ise, İslamiyet'in ilk zamanlarından beri kullanılan 'hadisin kaynağını öğrenmek' ve sadece 'güvenilir kişilerden hadis almak' veya 'alınan hadisi güvenilir birine sormak' fiillerinin devamı niteliğindeki 'hadisi, ehlinden dinlemek olan sema ve 'ehline arz etmek demek olan kıraat' metotlarının hadis alma ve nakletme işinde zorunlu kılınması olmuştur. Böylece risalet döneminden beri örfi tarzda kullanılan sema ve kıraat hicri ilk asrın sonlarına doğru sistemleşmiştir. Sema ve kıraat metotlarının hadis naklinde zorunlu kılınması; uydurma rivayetlerin tespiti, içinde tahrif ya da tashif olan sahifelerin tashih edilmesi ve hadisin güvenilir kimselerden alınıp nakledilmesine hizmet etmiştir. Böylece hadis, sonraki nesle doğru ve güvenilir bir şekilde nakledilmeye çalışılmıştır.

b. Hadis Usûlünde Sema ve Kıraat Sema terim olarak; şeyhin, hadislerini okuması, talebenin veya talebelerin de şeyhten bizzat işiterek hadisleri alması anlamındadır. Esas olan, talebenin şeyhin sözünü işitmesidir. Bu işitmede şeyh, ister kita bından isterse hafızasından okumuş olsun durum değişmemektedir. Yine talebe, işittiğini ister not alsın isterse almasın durum aynıdır. Kıraat ise terim olarak, talebenin önceden elde ettiği hadisleri şeyhe okumasıdır. Bu okuma işi kitaptan olduğu gibi, ezberden de olabilir. Bu metotta talebenin kitaptan veya ezberinden okuması, şeyhin de söz konusu hadisi ezberinden veya elindeki yazılı nüshadan takip etmesi arasında bir fark yoktur. Talebenin önceden elde ettiği hadisleri şeyhe okumak suretiyle arz etmesinden dolayı kıraat metoduna 'arz metodu' da denilmiş tir.

c. Rivayetin Güvenilirliğini Sağlamada Sema ve Kıraatin Fonksiyonu İslam dünyasında meydana gelen fitne hareketleri ve bu hare ketlerin İslam kültürüne yaptığı olumsuz etkiler, ayrıca zamanın iler lemesiyle hadislerin bağlamlarının unutulması ve insani noksanlık lardan kaynaklanan bazı arızalar, hadislerin sonraki nesillere doğru aktarılmasını da tehlikeye sokmuştu. İslam alimleri hadislerin doğru ve güvenilir bir şekilde aktarılması için bu problemlere karşı sağlam çözüm yolları aramak durumunda kalmışlardı. Hadislerin Doğru ve Güvenilir Bir Şekilde Nakledilmesini Engelleyen Amillere Karşı İslam Alimlerinin Aldıkları Önlemler: Resmî Tedvini Başlatarak Sahih Hadis ve Sünneti Birara ya Getirme Çabaları Hicri I. asrın sonlarına doğru etrafa yayılan binlerce uy durma rivayet karşısında İslam dünyası hadislerin güvenilirliği ko nusunda ciddi endişeler yaşamıştı. Hayatta kalan son birkaç sahabi, her ne kadar bu durumla mücadele etmeye çalışsalar da, İslam dün yasını saran bu amansız hastalık karşısında yetersiz kalmışlardır. Bu duruma karşı İslam alimleri resmî tedvini başlatarak sahih hadis ve sünneti bir araya getirme çabasına girmişlerdir. Bunun yanında hadis uyduranlar için şiddetli cerh ifadeleri kullanarak bun ları toplumda rezil etmişler; onlardan hadis rivayetini de haram kıl mışlardır. Hadisi Hadiste Otoriter Olan Bir Şeyh Kanalıyla Sema ve ya Kıraat Metotlarından Birini Kullanarak Almak Evzaî'nin (ö. 157/773) "Bu ilim hocalardan alındığında şerefli idi, kitaplara yazılmaya başlayınca, ehil olmayanlar da işin içine karış tı." sözü, hadislerin 'sahafî' denilen ehliyetsiz kimselerden alınma ması gerektiğini savunduğu gibi, hadisi hadiste otorite sahibi bir şeyhin ağzından sema veya kıraat metotlarından biriyle alınması gerektiğine de işaret etmektedir. Şube (ö. 160/776) de, "İçinde 'semitu' bulunmayan tüm hadisler abur-cuburdur." Ayrıca "İlmi, meşhur olan, bilinen kimselerden alınız." diyerek hadiste otorite bir şeyhten alınmamış hadisleri kabul etmemektedir. Süfyan es-Sevrî'nin (ö. 161/778), "Helal ve haramı, ilimde meş hur olanlardan alınız.", Abdullah b. Avn'ın (ö. 151/768) "Biz bu ilmi sadece hadis ilmiyle uğraştığı bilinenlerden yazardık." İmam Şafiî'nin "Muhammed b. Sirin (ö.1 10/728), İbrahim en-Nehaî (ö.96/714) ve tabiînden birçok muhaddis, hadisi sadece tanınanlardan alıyorlardı; buna aykırı hareket edeni de bilmiyorum." şeklindeki açıklamaları, Şube'nin bu konudaki düşüncelerini desteklemektedir. Muhaddisler hadis alma işinde, hadis otoritesi bir şeyhten sema veya kıraatı zorunlu kılınca, hadis nakli konusunda ehil olmayan bazı kimseler, rivayetlerini kabul ettirebilmek amacıyla, ellerindeki mevcut malzemeyi alimlerin şart koştuğu mezkur yolları kullanma dan, kullanmış imajını vererek nakletmeye çalışmışlardır. Fakat muhaddisler bu kimseleri rahatlıkla tespit edebilmiş ve onları toplum nazarında küçük düşüren ifadelerle cezalandırmışlardır. İşte ehliyet siz kimseleri küçük düşüren "sâriku'l-hadis (hadis hırsızlığı yapar, bir hocadan duymamış olduğu hadisi ondan duymuş gibi rivayet eder.)", "müdellis (şeyhten işitmediği halde işitmiş imajını verir.)" gibi ifadeler aynı zamanda hadisi bu ilim konusunda otorite olan bir ho canın ağzından sema veya kıraatla almanın o asırda bir gelenek ol duğu ve bu şartlar olmadan rivayet edilen hadislerin katiyetle geçer siz olduğunu ortaya koymaktadır. Zira bir ravinin, şeyhten işitmediği halde işitmiş imajını vermesi, alimlerin hadis nakli konusunda koy muş oldukları mezkur kuralların ne denli yer etmiş olduğunun da bir delili olmaktadır.

d. Sema ve Kıraatın Mevcut Hadis Literatüründeki Sonucu Hicri I. asır sonlarından itibaren hadisi, hadis otoritesi bir şeyh ten sema veya kıraat metotlarından birini kullanarak almak, aynı zamanda hadisin sonraki nesillere doğru ve güvenilir bir şekilde ak tarılmasının sigortası hükmünde olmuştur. Hadislerdeki eksik tespitler, mana rivayetinden kaynaklanan anlama yanlışları, açıklama amacıyla ravi tarafından yapılmış ekle meler ya da eksik rivayetler, sözü uzatmamak için yapılan özetleme ler, bilmeyerek yapılan imla hataları, unutmadan kaynaklanan karış tırmalar, en önemlisi de uydurma ve 'sahafî' denilen ehliyetsiz kim­selerin rivayetleri, aynı zamanda dil ve kültür yapısının değişmesi hadislerin sonraki nesle doğru aktarılmasını olumsuz yönde etkile yen bazı faktörlerdir. İşte bu noktada, hem anlatılan sıkıntı ların hem de mana ile rivayetten kaynaklanan yanlış anlama prob lemlerinin giderilmesi hadisi, fıkıh bilgisi olan, hadis otoritesi bir şey hin ağzından duymak ya da ona arz etmekten geçmektedir. Zira şeyh, imla ettirdiği veya talebenin ona arzı sonucu tashih veya teyit ettiği hadisleri değişik varyantlarıyla da ortaya koyarak hadisin doğru anlaşılması yönündeki açıklamalarıyla birlikte yapmaktadır. hadis metinlerindeki ifadelerin doğru anla şılmasının teminatı, hadis otoritesi bir şeyhin huzurunda hadisin metin ve isnadının incelendiği sema ve kıraat yöntemiyle alınmasın dan geçmektedir. Dolayısıyla hadisi hadis otoritesi bir şeyh kanalıyla sema veya kıraat metotlarından birini kullanarak almak, hadis uyduran ravileri tespit etmenin ve sahafî denilen ehliyetsiz ravileri hadis nakli konu sunda devre dışı bırakmanın yanında, hadisin doğru anlaşılmasının güvencesini de sağlamaktadır. Ravi ve metinle ilgili tüm tahlillerin yapıl dığı sema ve kıraat meclislerinin, doğru ve güvenilir bir hadis nakli için, en uygun ortamı oluşturduğunu söyleyebiliriz. Bu da bizi, hadisin doğru ve güvenilir bir şekilde nakledilebilmesi ve İslam ümmetince de kabul görmesinin, hadisi ancak hadis otoritesi bir şeyhten sema veya kıraatla almakla mümkün olabileceği sonucuna götürmektedir. Dolayısıyla tedvin ve tasnif aşamasında, hadislerin doğru ve güvenilir bir şekilde nakledilmesinin sigortası, hadisi hadiste otoriter bir şeyhin ağzından sema veya kıraatla almak tan geçmektedir.

23 Yorum

Ahmed Hasan 13-07-2011, 10:37:16
Buradaki kavram Sema değil Sima olacaktır.

Yorumların tamamı için tıklayınız.

Diğer Haberler

Tasavvuf Terminolojisi ve İbn Teymiyye / Murat Kayacan

Çağdaş Dünyada Fakih Sorunu / Dr.Serdar Demirel

Usûl kitaplarında İctihad ve (Makâsıdu'ş-Şerîa) Bahisleri / Taha Câbir el-Alvâni

Dinin kaynağı ben miyim? / Prof.Dr.Ahmet Yaman

Tearuz ve Tercih & İlletlerin Tercihi / İmam Gazali - El-Mustasfa

Tasavvuf'un, İslâm ve İslâm Dışı Kaynaklarına Bakış / Erhan Koç

Nass ve Dogma Üzerine / Prof.Dr.Osman Eskicioğlu

Fadlallah'la Mezhebi İhtilafları Aşmak / Bülent Şahin Erdeğer

Hadisleri Alma Usûllerinden Sema ve Kıraat

Ehl-i Hadis - Ehl-i Re'y Ayrışması Fıkhî mi İtikâdî mi? / Yrd.Doç.Abdurrahman Haçkalı

İslam Hukuk Düşüncesinde Taabbudi Hükümler ve Taabbudiyyâtın Sahası Üzerine / Doç.Dr.Abdullah Kahraman

İslam  Hukukunun Ana Gayeleri / Prof.Dr.Zekiyyuddin Şaban

Bir Yöntem Sorunu Olarak Maslahat / Ramazan Yazçiçek

Fıkıh'ta Gelenek ve Yenileşme / Prof.Dr.Hayrettin Karaman

İbn Hazm ve Fıkıh Usûlûndekî yolu

İslam Dünyasında Tarihselciliğin Öncü İsmi : Fazlurrahman

İslam'ı yeniden yorumlama misyonu / Serdar Demirel

Gayb Konusu ve Gaybi Alanda Ölçü Üzerine / Prof.Dr.İlyas Çelebi

Hadis'ler İtikadi Tercihlerimizi Belirleyebilir mi? / Muhammed İmamoğlu

İslam Vahyi (Kur'an-Sünnet İlişkisi) / Prof.Dr.Mehmet Erdoğan

Fıkıh Toplumu ve Hareket Fıkhı-I / Murat AYDOĞDU

Mezhepçiliğe Karşı Akademik Tavır / Kelim SIDDIKİ

İslam Teolojisinde Tasavvur Sorunu / Haydar Ubeyd

Islahat Hareketi / Malik bin NEBİ

Yeni Nesil Müslümanlık / Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

İlmin Muhafızı : İsnad

İslam'ı Anlamada Kaynak(sızlık) Sorunu / Ramazan Altıntaş

Hz.Muhammed'in (sav) Sünneti Doğru Anlaşılıyor mu? / Hamza Türkmen

Durdurulmuş İlkeler ve Bağlamından Kopan Pratikler / Murat Aydoğdu

Klasik Hadis Usûlünün Problemleri / Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Klasik ve Çağdaş Tefsir - İctihad Usulleri (Tesbit-Tenkit) / Prof.Dr.Hayrettin Karaman

Tefsirde İsrailiyat / Doç.Dr.Abdullah Aydemir

Kur'an'ı Açıklamada Usûl

"İslam Akaidine Sızan Yanlışlar ve Ölçü" / İbrahim Sarmış

Modernite ve İctihat / Mehmet Çelen

Akıl-Nakil Çatışmasında Öncelik Problemi / Dr.Maşallah Turan

Tarihsel Muhammed ve Menkabevi Muhammed'i ayırmanın gerekliliği / Prof.Dr.Sönmez Kutlu
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz