Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Otoriter laiklikten Liberal laikliğe / Dr.Serdar Demirel
Batı’da laikliği ortaya çıkaran Kilise ve bilim çatışması bizim tarih tecrübemize aykırıdır. Bizde Allah’ın otoritesini yeryüzünde temsil eden bir kurum veya dinî kişilikler yoktur. Alanında otoriter alimlerin sözü bile mutlak bağlayıcı sayılmaz. İçtihatlar asla vahiyle aynı kategoride tutulmaz. Buna rağmen tarihte yeniden varolmak isteyen Müslümanlara kendilerine ait olmayan bir coğrafyada, farklı bir çatışma zemininde ortaya çıkmış siyaset modelini önermek yanlıştır.
22/09/2011 / 16:51

Ülkeden ülkeye laiklik uygulamaları değişebilmektedir. Buna Doğu’da da Batı’da da birçok örnekler verilebilir. Komünist, faşist veya liberal ülkelerdeki laiklik tecrübesi elbette farklılık arzetmiştir.
Genelde iki tür laiklik modelinden bahsedebiliriz. Bu iki model arasındaki farklılığı ve benzerliği ise, bu modellerin tarih sahnesine çıktıkları coğrafyaların dinî ve sosyo-kültürel yapıları belirlemiştir.
Avrupa’da ortaya çıkan laiklik özünde Kilise’nin mutlak otoritesine karşı bir ayaklanmayı ifade etmektedir. Bu ayaklanma önce dini zeminde yaşanmış ve ortaya “Protestanlık” çıkmıştır.
Sonrasında Katolik ve Protestan mezhepler arasında çıkan savaşlarda on milyonlarca insan hayatını yitirmiştir.
Katolik ve Protestanlığın hakim olduğu bölgelerde de zamanla iki farklı laiklik modeli zuhûr etmiştir. Katolik coğrafyada dini dışlayan, mümkünse yok etmek veya tamamen kontrol altına almak isteyen oldukça katı bir laiklik işbaşına gelmiştir. Bizim de Cumhuriyet sonrası tecrübe ettiğimiz ve son yıllara kadar bir baskı aracı olarak kullanılan jakoben laiklik yani.
Diğeri de Protestan coğrafyada neşet etmiş soft laiklik. Buna Anglo Sakson tecrübede ete kemiğe bürünmüş liberal model, bir diğer ifadeyle “sekülerizm” diyoruz. Bu model ise ilkinden farklı olarak dini mutlak anlamda yok edilmesi gereken çağ dışı bir kurum olarak görmemiştir. Aksine, dinin, toplumsal hayatta hatırı sayılır bir rol oynamasına müsaade etmiştir. Meselâ bu tecrübede siyasiler dinî kimliklerini saklamak zorunda kalmamışlardır.
Bu iki laiklik modelinin dine yaklaşımdaki farklılığının nedenini, ortaya çıktıkları tarihsel süreçte yaşanan olayların arkaplanında aramak gerekir.
Kilise’nin savunduğu Skolastik Ortaçağ dünya görüşü, inanç ve bilgiyi Kilise doktrini ve Aristo’nun görüşleriyle uyuşturma esasına dayalı bir felsefik öğretiydi. Kilise bunu dogmaya dönüştürmüş, muhalif yorum yapan veya aykırı bilimsel teoriler ortaya atan bilim adamlarına akla ziyan işkenceler etmişti. Tanrı adına bilime set çekmişti.
O dönem engizisyon mahkemelerinin nasıl işlediğini hatırlamak bile bir fikir vermeye yeter sanırım. Katolik Kilise’nin estirdiği teröre, Katolik Kilise’ye gâlip gelen laiklik misliyle cevap vermiş, dün, din adına yapılan akıl dışı uygulamalara laiklik sonrası bilimsellik adına devam edilmiştir. Sadece fâil ve mef’ul yer değiştirmiştir. Bir yerde etki tepki meselesi. Bu sefer bilim adına Tanrı hayattan uzaklaştırılmıştır.
Ancak protestan tecrübede din ve bilim arasında bu boyutta bir çatışma yaşanmadı. İlk tecrübede çatışmanın yaşanmasını zorunlu kılan dogmalar bu ekolde aynı kesafette mevcut değildi çünkü. Bu yüzden de Protestan kültürde laikliğe daha yumuşak bir geçiş yapıldı ve dinî kurumlar tamamen etkisiz kılınmadı. Bunu İngiltere ve ABD örneğinde görebilirsiniz.
Ancak iki laiklik modelinin arasındaki farklara rağmen ortak noktaları da çoktur. En önemli ortak noktaları da, kanun koymada dinî metinlerin mesnet teşkil etmeyeceği önkabûlüdür.
Rönesans ve aydınlanma hareketlerinin fitilini ateşlediği profan dünya görüşü moderniteye vücut vermişti. Modernitenin sert çekirdeği ise, kuşkusuz laikliktir.
Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Müslüman ülkelere tavsiye ettiği laiklik modeli de, Anglo Sakson tecrübede ortaya çıkmış liberal laikliktir denebilir.
Hâlbuki Batı’da laikliği ortaya çıkaran Kilise ve bilim çatışması bizim tarih tecrübemize aykırıdır. Bizde Allah’ın otoritesini yeryüzünde temsil eden bir kurum veya dinî kişilikler yoktur. Alanında otoriter alimlerin sözü bile mutlak bağlayıcı sayılmaz. İçtihatlar asla vahiyle aynı kategoride tutulmaz. Buna rağmen tarihte yeniden varolmak isteyen Müslümanlara kendilerine ait olmayan bir coğrafyada, farklı bir çatışma zemininde ortaya çıkmış siyaset modelini önermek yanlıştır.
Geçen yüzyıl bize şunu gösterdi; Müslümanlara ait olmayan siyaset modelleri onları model sahiplerine bağımlı kılmaktadır.

YENİ AKİT

23 Yorum

Diğer Haberler

Batılı Tarih Yorumları Derhal Terkedilmeli / Muhammed Kutub

Kudüs Nasıl Kutsallaştırıldı? Hamdi TAYFUR/İSLAMİYORUM Sonbahar-2012

Ümit Aktaş:'İslamcılıkta Yeni Paradigmaya doğru'

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Serdar Demirel / Seküler Olguları İslamileştirmekteler

Yusuf Kaplan / Modern İnsan Kendini ve Aklını Putlaştırdı

Bağımsızlık Bildirgesi, Anayasa ve Kur'an

Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap!

Demokrasiyi Anlamak / Zafar Bangash

Tevhidden bağımsız adalet söylemi

Bir müslüman "İlahi dinler" diyebilir mi?

Seyyid Kutub ve Türkiye İslam'ı / Ali Bulaç

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Sudan'daki Çatışmanın Perde Arkasında Ne Var?

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Seküler Devletin Şehitleri ve Laiklik / Akif Emre

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Bilim Eleştirisi Şart!

Dinlerini Parça Parça Edenler... / Hamza Türkmen

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar

"Tek Bir Ümmet" Neden Sadece Duygusal Bir Slogan Olarak Kalıyor? / Ashgar Ali Engineer

İslam Devleti olur mu, olmaz mı? / Abdulhamid Ahdar

Âşûrâ İnqılabı'nı anlamak değil anmak hedef alınınca / Selahaddin Eş Çakırgil

İngilizler, "AB-ABD-Yahudi gücü"nün çöküşü ve Türkiye'nin kuşatılması/ Yusuf Kaplan

Adil el Beyati : İslamcılara fırsat verin!

2.Abdulhamid Modernleşmesi Dönemindeyiz!

İslamcılık Meselesini Iskalamamak için!...

Menar Müelliflerinden Reşid Rıza üzerine...

Çağa Nüfuz Edebilen Bir Fakih / Serdar Demirel

88 Yıl Sonra Kutlanacak Ne Kaldı?

"İslam Tunus'a Geri Geldi; Devrime Gazze Zemin Hazırladı!"

Açık konuşun kanaat önderleri / Ömer Karaoğlu

Yeni Anayasa ve "Müslümanca Duruş" / Faruk Köse

Küresel İsyanda Kapital ve Siyaset

Tevekkül Kerman ve Nobel Ödülü

Bulaç : "İslamcı entellektüeller maalesef memur oldu"

Yeni Bir Farz-ı Kifaye : Seküler İrşad

Otoriter laiklikten Liberal laikliğe / Dr.Serdar Demirel

Karmaşık Bir "Ortadoğu Buhranı" Eşiğinde / Selahaddin Eş Çakırgil
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz