Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Sudan'daki Çatışmanın Perde Arkasında Ne Var?
Güney Sudan'ın da arkasında duran ABD, Avrupa ve İsrail'e güvenerek Sudan'ın petrol kaynaklarının en az yüzde seksenine sahip toprakların tümünün kendine ait olduğu iddiası anlaşmazlığının sürmesine yol açtı.
26/04/2012 / 06:48

Ahmet Varol, Sudan ve Güney Sudan arasındaki çatışmasının arkaplanını yorumluyor:

İki Sudan'ın Çatışması

Suriye'de Baas diktasının, göstermelik olarak Annan Planını dolayısıyla ateşkesi kabul ettiğini bildirmesine rağmen katliamları, cinayetleri ve yıkımları kesintisiz sürdürmesi doğal olarak İslâm dünyasında yine gündemin başında yer aldığından zihinleri de meşgul ediyor.

En azından ateşkesin uygulanması için etkin bir şekilde devreye girmesi gereken BM'nin de gözlemci sayısını biraz artırmanın ötesinde söze gelir bir adım attığını göremiyoruz. Sanki Baas'ın toparlanması ve muhaliflerin onun siyasî sultasını meşru sayan bir formülü kabullenmeye zorlanacağı bir ortamın oluşması için işi zamana bırakmış görünüyor.

Suriye'deki gelişmeleri sürekli yakından izlememiz, zulme ve destekçilerine karşı daha aktif bir şekilde devreye girebilmek için neler yapabileceğimiz konusunda kafa yormamız gerekiyor elbette. Ama bu arada İslâm coğrafyasında meydana gelen diğer önemli gelişmeleri de gündeme taşımaya, onlar hakkında da bilgilenmeye ve bilgilendirmeye ihtiyaç var.

İslâm âleminde güç birliği ve dayanışmanın ana direğini oluşturan ümmet kimliğinin kaybedilmesinden sonra çizilen sınırlar, "ulusal" kimliğe göre şekillenen onlarca devletin ortaya çıkmasına ve aralarına da aşılması zor sınırlar çizilmesine neden oldu. Ne yazık ki devletlerin siyasi çizgilerini hâlâ ulusçu anlayışlar belirlediğinden bu sınırların ortadan kaldırılmasını sağlayacak adımlar atılması yerine yeni sınırlar çiziliyor.

Afrika'nın geniş bir kara parçasını kapsayan Sudan diyarı da önce doğu ve batı olarak bölündü. Bu bölünmeye rağmen yine Afrika'da en geniş yüzölçümüne sahip devlet olan Sudan'ın daha da küçültülmesi için çıkarılan savaşın elli yıldan fazla sürmesi sağlandı. Sonuçta bu savaşın Sudan'ın bir de güney kuzey olarak bölünmesine yol açmasıyla amaç bir bakıma elde edilmiş oldu.

Ancak fitnenin arkasında duran güçler bölünmeyle işin bitmesini istemiyor, tüm İslâm coğrafyasında olduğu gibi Sudan'da da bölünme sonucu ortaya çıkan komşular arasında kalıcı sorunlar hâsıl olması ve düşmanlığın devam etmesi için sınırlar üzerinde kesin ittifakların gerçekleşmemesini istiyorlardı. Özellikle bölgenin petrol kaynaklarını oluşturan arazilerle ilgili ihtilaflar ve yapılan anlaşmalar sonrasında buraların sınırlarının tam belirlenmemesi, yeni ortaya çıkan Güney Sudan'ın da arkasında duran ABD, Avrupa ve İsrail'e güvenerek Sudan'ın petrol kaynaklarının en az yüzde seksenine sahip toprakların tümünün kendine ait olduğu iddiası anlaşmazlığının sürmesine yol açtı.

Güney Sudan'ın kopardığı topraklar üzerinde siyonist işgal devletinin adeta bir siyasi üs kurmasına ve Afrika'nın doğusunu kontrol etmesine yarayacak istihbarat merkezi oluşturmasına fırsat vermesi, onunla alelade bir diplomatik ilişki kurmakla yetinmeyip her alanda yardımlaşmaya kapıları açması kendisini bağımsızlaştırdığı toprakların eski sahibine kafa tutmada bayağı cüretkâr davranmaya yöneltti. Kontrol altına alacağı topraklardaki petrol kaynaklarını da ABD'nin dünya petrol piyasasının önemli rakiplerini oluşturan şirketlerinin hizmetine sunacak olması da buradan gelecek desteklere fazla güvenmesini sağladı. Fakat gerek siyonist işgal devletinin ve gerekse ABD'nin yeni bir savaş bataklığının tarafı olmaya müsait olmadıklarını biz daha önce de muhtelif yazılarımızda dile getirdik. Sağlayacakları silah desteğinin işe yaraması ise bu destekten yararlanacak güçlerin insan potansiyeline bağlıdır.

Henüz devlet mekanizmasını tam oturtamamış ve bu arada kendi içinde sorunlar yaşayan Güney Sudan, global ekonomik krizle başı dertte ve her yüksek bağırtıyı aleyhlerine bir gelişme sanan güçlere sırtını dayama rahatlığıyla girdiği kavgada uzun soluklu operasyona tahammül edemeyeceğini anlamış görünüyor.

Fakat kendilerini "uluslararası kamuoyu" olarak tanımlayan güçler de onu yalnız bırakmak istemiyorlar. BM'nin gelişmelere müdahalesi bu amaç için. Ama kavganın uluslararası petrol piyasasıyla ilgisinin olması ve bu piyasanın rakip firmalarının bazılarının petrolü Sudan'ın elinden alacak olmaları hadisenin iki Sudan arasında sınır çatışması boyutunu aştığını gösteriyor. Yani BM, kirli işlerini örtmede yararlandığı "uluslararası kamuoyu" maskesini kullanarak Sudan'a yüklenmekten istediği sonucu alamayacaktır.

YENİ AKİT  

45 Yorum

Diğer Haberler

Batılı Tarih Yorumları Derhal Terkedilmeli / Muhammed Kutub

Kudüs Nasıl Kutsallaştırıldı? Hamdi TAYFUR/İSLAMİYORUM Sonbahar-2012

Ümit Aktaş:'İslamcılıkta Yeni Paradigmaya doğru'

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Serdar Demirel / Seküler Olguları İslamileştirmekteler

Yusuf Kaplan / Modern İnsan Kendini ve Aklını Putlaştırdı

Bağımsızlık Bildirgesi, Anayasa ve Kur'an

Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap!

Demokrasiyi Anlamak / Zafar Bangash

Tevhidden bağımsız adalet söylemi

Bir müslüman "İlahi dinler" diyebilir mi?

Seyyid Kutub ve Türkiye İslam'ı / Ali Bulaç

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Sudan'daki Çatışmanın Perde Arkasında Ne Var?

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Seküler Devletin Şehitleri ve Laiklik / Akif Emre

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Bilim Eleştirisi Şart!

Dinlerini Parça Parça Edenler... / Hamza Türkmen

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar

"Tek Bir Ümmet" Neden Sadece Duygusal Bir Slogan Olarak Kalıyor? / Ashgar Ali Engineer

İslam Devleti olur mu, olmaz mı? / Abdulhamid Ahdar

Âşûrâ İnqılabı'nı anlamak değil anmak hedef alınınca / Selahaddin Eş Çakırgil

İngilizler, "AB-ABD-Yahudi gücü"nün çöküşü ve Türkiye'nin kuşatılması/ Yusuf Kaplan

Adil el Beyati : İslamcılara fırsat verin!

2.Abdulhamid Modernleşmesi Dönemindeyiz!

İslamcılık Meselesini Iskalamamak için!...

Menar Müelliflerinden Reşid Rıza üzerine...

Çağa Nüfuz Edebilen Bir Fakih / Serdar Demirel

88 Yıl Sonra Kutlanacak Ne Kaldı?

"İslam Tunus'a Geri Geldi; Devrime Gazze Zemin Hazırladı!"

Açık konuşun kanaat önderleri / Ömer Karaoğlu

Yeni Anayasa ve "Müslümanca Duruş" / Faruk Köse

Küresel İsyanda Kapital ve Siyaset

Tevekkül Kerman ve Nobel Ödülü

Bulaç : "İslamcı entellektüeller maalesef memur oldu"

Yeni Bir Farz-ı Kifaye : Seküler İrşad

Otoriter laiklikten Liberal laikliğe / Dr.Serdar Demirel

Karmaşık Bir "Ortadoğu Buhranı" Eşiğinde / Selahaddin Eş Çakırgil
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz