Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Demokrasiyi Anlamak / Zafar Bangash
Çağdaş İslam Düşünce Enstitüsü Müdürü Zafer Bangash, bir kuram ve bir kurum olarak "demokrasi"yi değerlendiriyor.
10/06/2012 / 00:28

Demokrasi çokça kullanılmış ve yıpratılmış bir kelime. Aslen zengin ve iktidar sahiplerinin elinde haksız kazançlarını meşrulaştırmak için kullanılan bir araç.

Batıda, demokrasi  idari işleri yerine getirecek yöneticiyi tayin etmek isteyen kitleler için bir ilüzyon aracı olarak kullanılır. Daha ileri bir aldatmaca ise insanların kendi liderlerini seçme özgürlüğüdür-seçenekler ise önceden kararlaştırılmıştır. Kitlelere aslında bir fareden bile daha kötü muamele edilir ve kendilerini koruyacak siyah veya beyaz kedi arasında seçim yapmaları istenir.

Monarşik sistemine rağmen Britanya kendini en kadim demokrasi olarak görürken Amerika dünyadaki en güçlü demokrasi gömleğini, diğerlerine demokrasi götürmek arzusuyla kruz füzelerini ve B-1 bombalarını kullanarak kuşanır.  Hindistan en geniş demokrasi olduğunu iddia eder fakat en iyi tanımlamayla dini bölünmüş ayrımcılık diye tarfi edilebilecek katı bir kast sistemi uygular.  İsrail’in ayrılıkçı Siyonist rejimi ise Orta Doğu’nun biricik demokrasisi olduğu konusunda hak iddia eder fakat koruyucu azizi Amerika ile birlikte bölgede temsilci bir yönetim ortaya çıkmamasını temin eder.Böylece demokrasi zengin ve iktidar sahiplerinin elinde istedikleri gibi kullanacakları bir araçtır.

Amerikalı politik bilimci Harold Lasswell politikanın doğasını  gücün toplumda dağıtımına ilişkin tanımladı. Kitlelerin ise bunda hiçbir rolü yok çünkü onları neyin kendileri için en iyi olduğunu bilme kapasitesine sahip olmayan avam kitleler diye aşağılayarak reddetti. Laswell’e göre bu aydınlanmış elitlerin göreviydi. Bu Batıda demokrasilerin nasıl işlediğidir. Amerika bunun iyi bir örneğini teşkile eder. Zengin ve güçlüler için bir oyundur bu- oligarklar- kuralları ve kimin oynayacağını belirlerler.   

Yaklaşan başkanlık seçimleri Amerika’da politika oyununun nasıl oynandığına ilişkin bir bakış sunar. İkiden fazla aday olsa bile Amerikalılar sadece demokratik ve cumhuriyetçi adayları duyacaktır. Cindy Sheehan’ın meşhur ifadesiyle “Savaş Partileri”.  2008 başkanlık yarışında örneğin dört aday vardı ve Amerikalılar sadece Barack Obama ve John McCain’i dinlediler. Şirket medyayı sahiplenip control ederek diğerlerinin kamunun dikkatini çekmesini engelledi. Kayıtlara geçsin ki, 

diğer yarışan adaylar Cynthia McKinney ve Ralph Nader asla medyaya çıkmalarına ve onlardan bahsedilmesine izin verilmedi. Ne çeşit bir demokrasi acaba diğer adyalardan bahsedilmesini bile reddedebilirdi?


Amerika’da gerçekten diğer sözde demokrasilerde olduğu gibi bu sadece para oyunu. Abraham Lincoln’ün “Demokrasi insanların iktidarıdır, insanlar eliyledir ve insanlar içindir” sözleri gerçekle çok az uyuşan süslü bir slogandır. O aslında oligarklar eliyle ve oligarklar için oligarkların iktidarıdır. Adaylarla ilgili kararlar şirket salonlarında sokak tiyatrosundan  öteye geçmeyen gürültülü gösterilerden uzakta alınır.

Büyük paralar döner, Demokrat ve Cumhuriyetçi partilerin adayları Wall Street baronlarına minnettardır ve onlara ne denirse yapmak zorundadırlar.  2008 finansal krizinde Amerikan hükümetinin asgari ücretli vergi mükelleflerinin 750 trilyon dolara kadar gelecekteki kazançlarıyla bankaları kurtardığına dair şüphe var mı? Böylece kendi insanını yüzüstü bırakan hükümet değil miydi?

Açgözlü yöneticiler insanların sermayeleriyle  finansal tsunamiye sebep olan saadet zinciri yöntemleriyle kumar oynadılar. Hiçbir banka yöneticisi mali kaçakçılık nedeniyle hapsedilmedi aksine ödüllendirildiler. Milyonlarca sıradan insan işlerini ve evlerini kaybetti. Şirketler ve bankalar istihdam oluştıurmak için kullanılmış olması gereken 853 trilyon dolarlık kurtarma parasının üstünde oturuyorlar  ve Amerika’da işsizlik hala yüksek.     

Para oligarkların hikaye anlatan politik nutuklarını sürdürmesine yardım eder.  Onlar tarafından sahiplenilen medya kendi oyununu oynar. Aynı oligarklar uzaklardaki insanların paralarına el koymak için savaşlar başlatır. Medya aşırı milliyetçiliği körükleyen bir çığırtkan gibi hareket ederek Amerika’nın diğerlerine medeniyet götürme manifestosunu duyurur. Hedeflenen insanlar ve toplıumlar şeytanlaştırılır. Almanya’da iktidara gelen Avusturyalı onbaşı  Adolf Hitler iyi bir maşaydı.

Amerika’nın ve Batı’nın öfke ve kabadayılıklarına karşı duran hemen Hitler’den daha beter yaftasıyla etiketlenerek görevden alınmaları haklı çıkarılır.  Bunların hepsi ise demokrasi, insan hakları ve kasınların korunması için yapılır. Bu sözde konseptler kendi toplumlarında bile asla varolmamıştır. Amerika’yı ele alırsak, her yıl 232,960’dan fazla kadın taciz ve tecavüze uğrar.  Bu kadınları amerika’da yırtıcılara karşı korumak uzaklardaki kadınları korumaktan daha faydalı olmayacak mı?

Batı demokrasileri maskaralıktır ve savaşın nedenleri ilerletmek için slogan ve garkların daha fazla zenginleşmesi için kullanılır.

ÖZGÜR KUDÜS'TE BULUŞMAK ÜZERE

 

21 Yorum

Diğer Haberler

Batılı Tarih Yorumları Derhal Terkedilmeli / Muhammed Kutub

Kudüs Nasıl Kutsallaştırıldı? Hamdi TAYFUR/İSLAMİYORUM Sonbahar-2012

Ümit Aktaş:'İslamcılıkta Yeni Paradigmaya doğru'

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Serdar Demirel / Seküler Olguları İslamileştirmekteler

Yusuf Kaplan / Modern İnsan Kendini ve Aklını Putlaştırdı

Bağımsızlık Bildirgesi, Anayasa ve Kur'an

Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap!

Demokrasiyi Anlamak / Zafar Bangash

Tevhidden bağımsız adalet söylemi

Bir müslüman "İlahi dinler" diyebilir mi?

Seyyid Kutub ve Türkiye İslam'ı / Ali Bulaç

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Sudan'daki Çatışmanın Perde Arkasında Ne Var?

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Seküler Devletin Şehitleri ve Laiklik / Akif Emre

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Bilim Eleştirisi Şart!

Dinlerini Parça Parça Edenler... / Hamza Türkmen

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar

"Tek Bir Ümmet" Neden Sadece Duygusal Bir Slogan Olarak Kalıyor? / Ashgar Ali Engineer

İslam Devleti olur mu, olmaz mı? / Abdulhamid Ahdar

Âşûrâ İnqılabı'nı anlamak değil anmak hedef alınınca / Selahaddin Eş Çakırgil

İngilizler, "AB-ABD-Yahudi gücü"nün çöküşü ve Türkiye'nin kuşatılması/ Yusuf Kaplan

Adil el Beyati : İslamcılara fırsat verin!

2.Abdulhamid Modernleşmesi Dönemindeyiz!

İslamcılık Meselesini Iskalamamak için!...

Menar Müelliflerinden Reşid Rıza üzerine...

Çağa Nüfuz Edebilen Bir Fakih / Serdar Demirel

88 Yıl Sonra Kutlanacak Ne Kaldı?

"İslam Tunus'a Geri Geldi; Devrime Gazze Zemin Hazırladı!"

Açık konuşun kanaat önderleri / Ömer Karaoğlu

Yeni Anayasa ve "Müslümanca Duruş" / Faruk Köse

Küresel İsyanda Kapital ve Siyaset

Tevekkül Kerman ve Nobel Ödülü

Bulaç : "İslamcı entellektüeller maalesef memur oldu"

Yeni Bir Farz-ı Kifaye : Seküler İrşad

Otoriter laiklikten Liberal laikliğe / Dr.Serdar Demirel

Karmaşık Bir "Ortadoğu Buhranı" Eşiğinde / Selahaddin Eş Çakırgil
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz