Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar


Yusuf Kaplan / Modern İnsan Kendini ve Aklını Putlaştırdı
Yusuf Kaplan, "Bizantinizm ve seküler teslisi: Kapitalizm, tüketim ve sekülerleşme" üzerine tesbitlerini kaleme aldı.
24/06/2012 / 23:05

Kaplan, Yeni Şafak'taki yazısında "Modern Batı uygarlığı, dünya üzerinde hâkimiyet kuran ilk din-dışı tecrübedir: Pagan geleneğin, küre ölçeğinde egemenlik kurduğu ilk girişim" olduğunu belirttikten sonra "Batı uygarlığının, dolayısıyla modernleşme / sekülerleşme biçimlerinin, insanın "özgürleşme" çabası olduğu yönünde -oldukça yaygın- bir yanılgı var: Oysa bu, büyük bir yanılsama." diye yazdı.

Kaplan yazısına şöyle devam etti:

Modern Batı uygarlığının insanın özgürleşme çabası olmadığı, Batılı düşünürlerce de açıkça dillendirilen bir gerçektir. Bu konuda çok şey yazdım; o yüzden iki örnekle yetineceğim.

İCAT EDİLMİŞ EFSANE

William McNeill, Avrupa Tarihinin Oluşumu başlıklı önemli kitabında, Avrupa tarihinin "özgürlükler tarihi" olduğu fikrinin, "icat edilmiş bir efsane" olduğunu söyler ve bu gerçeği, çeşitli açılardan tartışarak bütün boyutlarıyla gözler önüne serer.

Fernand Braudel de, Uygarlıkların Grameri başlıklı kitabında, Avrupa'da "özgürlükler" olarak algılanan olgunun, "imtiyazların paylaşılması" olduğunu hatırlatarak ezberlerimizi alt üst eder.

ÖZGÜRLEŞME: KİLİSE'NİN TASALLUTUNDAN KURTULMA

Avrupa'da modernlikle birlikte, "insanın özgürleşmesi" olarak yaşanan süreç, Avrupalı insanın, Kilise'nin tasallutundan özgürleşmesi, bağımsızlaşması, kurtulması sürecidir: Özgür iradesini, Kilise'nin ipoteğinden kurtarma mücadelesi.

Peki, sonuç ne? İnsanın özgürlüğüne kavuşması mı? Görünüşte, evet; gerçekte ise, hayır.

İNSAN KENDİNİ VE AKLINI PUTLAŞTIRDI

Modern insan, kendisini, kilisenin tasallutundan kurtardı; ama bu kez, kendini ve aklını putlaştırdı. Aklıyla her şeyi açıklayabileceğini ve çözebileceğini zannetti. Sonuçta, Tanrı fikrini kaybetti: Kendi tanrılığını ilan etti: Ve tabiatı da, insanı da, kıtaları da kontrol ve kolonize ederek bütün medeniyetleri, bütün insanlık tecrübelerini yok etti.

Bunun neresi özgürleşme? İnsanlığın, medeniyet tecrübeleri yoluyla geliştirdiği birikimlerin, gerçekleştirdiği yolculukların bitirilmesini, insanın özgürleşmesi olarak görmek, insanın da bitirildiğini görememek demek aslında!

Ta yarım asır önce, Batı'nın vicdan sahibi düşünürlerinin, sözgelişi, Levi-Strauss'un, Batı uygarlığının gerçekleştirdiği saldırı nedeniyle, "kurtarılması gereken kültürlerin çeşitliliğidir" diye haykırmaları da, insanın özgürleşmesi değil, bitirilmesi olgusunun, insanlığın en temel gerçeği olduğunu görmemize yetmiyor mu?

BATI, FELSEFİ KRİZİ ATLATAMADI

Bildiğimiz dünya, artık bitti: Batı uygarlığı, bir asırdır yaşadığı felsefî krizi atlatamadı ve fiilen çöküş sürecine girdi. 2008 yılında patlak veren, küreselleşen ve sonunda Avrupa'da derinlemesine köksalan ekonomik kriz, bu çöküş sürecinin önemli göstergelerinden biri.

Batılılar, nihâî çöküşün önüne geçmek için, Soğuk Savaş sonrası süreçte benim Bizantinizm olarak tanımladığım yeni bir din icat ettiler: Bizantinizm, önce de belirttiğim gibi, görünüşte hiçbir dinin, felsefenin, gücün doğrudan düşman olarak konumlandırılmaması; yapılacak mücadelenin dolaylı yollarla, ayartıcı şekillerde sürdürülmesidir: Sözgelişi, küresel sistemin önünde rakip olarak görülen bütün "aktörler"in Yeni Roma Amerika'nın Bizantinizm dini içinde eritilmesi, direnç noktalarının kırılması ve böylelikle küresel sisteme entegre edilerek itiraz imkânlarının yok edilmesidir. Tıpkı Konstantin'in, Hıristiyanlığı, pagan Bizans egemenliği içinde eriterek Bizans hükümranlığına boyun eğdirmesi gibi.

BİZANTİNİZMİN İŞLETİLDİĞİ 3 STRATEJİ

Yeni dünya dini Bizantinizm de, seküler bir teslis / üçleme stratejisi üzerinden işletiliyor: Birinci strateji, Batı-dışı dünyanın hızla kapitalistleştirilmesi stratejisidir: Çin, Hindistan, Rusya, Brezilya, Türkiye gibi ülkelerin kapitalistleştirilmesi, rekabete dayanan kapitalist sisteme, "hayat öpücüğü" sunacak, böylelikle, kapitalist küresel sistem, Batı uygarlığının ömrünü -ve hegemonyasını- bir süreliğine de olsa uzatacak.

İkinci strateji, kapitalistleşen ülkelerin, kaçınılmaz olarak tüketim toplumlarına evrilmeleridir.

Üçüncü strateji ise, tüketim toplumlarına dönüşen Batı-dışı toplumların hızla ve hazla sekülerleşmeleridir. Batı-dışı medeniyet havzalarının toplumları ne kadar hızla kapitalistleşirler ve tüketim toplumlarına dönüşürlerse, o kadar hazla sekülerleşecekler ve böylelikle kendilerini de, medeniyet iddialarını da yitirecekler.

ARAP BAHARI'YAL İSLAM DÜNYASI HİZA GETİRİLMEK İSTENİYOR

Yeni dünya dini, Bizantinizm, önce Doğu / Sosyalist Avrupa'yı kendisine boyun eğdirdi; sonra renkli devrimlerle Balkanları ve Kafkasları hizaya getirdi; şimdi de Arap Baharı'yla İslâm dünyasını dize getirmeye çalışıyor.

Tunus veya Libya değil, Mısır, bu açıdan önemli bir "işaret taşı": Mısır'da yapılan seçimlerde Müslüman Kardeşler'in adayının başkan seçilmesi üzerine, "ülkeye hükmeden konsey"in devlet başkanının yetkilerini iptal etmesi, yaşananların -bizim açımızdan- bir "gerçek şakası" olduğunu göstermeye yetmiyor mu?

Bu tartışmaya, Pazar günü, kaldığım yerden devam edeceğim. 

41 Yorum

Diğer Haberler

Batılı Tarih Yorumları Derhal Terkedilmeli / Muhammed Kutub

Kudüs Nasıl Kutsallaştırıldı? Hamdi TAYFUR/İSLAMİYORUM Sonbahar-2012

Ümit Aktaş:'İslamcılıkta Yeni Paradigmaya doğru'

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Serdar Demirel / Seküler Olguları İslamileştirmekteler

Yusuf Kaplan / Modern İnsan Kendini ve Aklını Putlaştırdı

Bağımsızlık Bildirgesi, Anayasa ve Kur'an

Ey Haman! Bana yüksek bir kule yap!

Demokrasiyi Anlamak / Zafar Bangash

Tevhidden bağımsız adalet söylemi

Bir müslüman "İlahi dinler" diyebilir mi?

Seyyid Kutub ve Türkiye İslam'ı / Ali Bulaç

Arapça dersinde de mi Atatürk?!

Sudan'daki Çatışmanın Perde Arkasında Ne Var?

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İhtiraslar ve Muhterisler Çağında Yaşamak / Atasoy Müftüoğlu

Seküler Devletin Şehitleri ve Laiklik / Akif Emre

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Bilim Eleştirisi Şart!

Dinlerini Parça Parça Edenler... / Hamza Türkmen

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar

"Tek Bir Ümmet" Neden Sadece Duygusal Bir Slogan Olarak Kalıyor? / Ashgar Ali Engineer

İslam Devleti olur mu, olmaz mı? / Abdulhamid Ahdar

Âşûrâ İnqılabı'nı anlamak değil anmak hedef alınınca / Selahaddin Eş Çakırgil

İngilizler, "AB-ABD-Yahudi gücü"nün çöküşü ve Türkiye'nin kuşatılması/ Yusuf Kaplan

Adil el Beyati : İslamcılara fırsat verin!

2.Abdulhamid Modernleşmesi Dönemindeyiz!

İslamcılık Meselesini Iskalamamak için!...

Menar Müelliflerinden Reşid Rıza üzerine...

Çağa Nüfuz Edebilen Bir Fakih / Serdar Demirel

88 Yıl Sonra Kutlanacak Ne Kaldı?

"İslam Tunus'a Geri Geldi; Devrime Gazze Zemin Hazırladı!"

Açık konuşun kanaat önderleri / Ömer Karaoğlu

Yeni Anayasa ve "Müslümanca Duruş" / Faruk Köse

Küresel İsyanda Kapital ve Siyaset

Tevekkül Kerman ve Nobel Ödülü

Bulaç : "İslamcı entellektüeller maalesef memur oldu"

Yeni Bir Farz-ı Kifaye : Seküler İrşad

Otoriter laiklikten Liberal laikliğe / Dr.Serdar Demirel

Karmaşık Bir "Ortadoğu Buhranı" Eşiğinde / Selahaddin Eş Çakırgil
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz