Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim
  KURAN ÇALIŞMALARI     SÜNNET-HADİS     İSLAM DÜŞÜNCESİ     HUKUK-İKTİSAT-FIKIH     USÛL-METODOLOJİ     DİNLER TARİHİ     KİTABİYAT  

Arama

M.Beşir Eryarsoy Hocamızla Demokrasi Üzerine Röportaj

Atasoy Müftüoğlu / Tarihsel Zamanları Etkilemek

Kürşad Atalar'la Toshihiko İzutsu ve oryantalistler üzerine...

İnsan ve İstibdâd / Abdurrahmân Kevâkibî

Düşüncenin Okullaştırılması ve 21.Yüzyılda Müslümanların Geleceği / Kürşat Atalar

  
.: Yazarlar :.


 
İslam'a davet bilincinde temsil ve tebliğ
20/12/2011 - 14:57

Nurullah Erkoç
Temsil ve Tebliğ kavramları iç içe geçebilecek bir sıralama ile bize asli görevimiz olan İslami hassasiyet ve değerlerimizi sunmada Davet süreci içerisinde birbirini tamamlayan bir unsur olarak karşımızda durmaktadır. Temsil ettiğimiz değerlerin Tebliğ edilmesi ile Tebliğ ettiğimiz değerlerin Temsili birbirini tamamlayan iki unsur olarak karşımızda durmakta. Yani aslında biz Tebliğ görevimizi yaparken Ayetlerin bizden istediği bir Temsili yetide yerine getirmiş oluyoruz işte bu iki kavramın anlaşılması bize DAVET Bilinç’ini Daha geniş alanlarda uygulayabilme fırsatı vermektedir.

''Salih amelde Allah’a davet eden bulunarak ve ben müslümanım diyenden kim daha güzel sözlü olabilir.’’(FUSİLET 33)

“İşte bunun için (Allah'a) davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol.”(ŞURA 15)

   Çağlar üstü bir kitab /Ana Kitap-Kur’an/ın Okuyucuları olan biz Mümin kulların Rehberi Allah Azze ve Cellenin Kelamı olan bir kitabın Müntesipleri olarak Sorumluluğumuzun yegane nişanesi TEBLİĞ ve TEMSİL bağlamında nerede durduğumuzun sağlamasını yapabileceğimiz bu iki kavaramın DAVET sürecinde KUR’AN endeksli bir rehberiyetle neresinde olduğumuzun sorgusunu yapabilme cesaretine adım atabilmek için kavram kargaşasının yaşandığı, kavramların içinin boşaltıldığı bunun yerine kendi mezhebi, meşrebi anlayışımızın içini boşalttığımız bu yitik kavramların kendi anlayış ve tecrübelerimiz doğrultusunda doldurulduğu gerçeğine binaen hayat rehberimiz olan bir kitabın bağlamından uzaklaştırılmış Cemaatsel, Tarikatsal, Platform’matik DAVET anlayışı ve bunun İslami Cemaatlerde yukarıdan aşağı olması gereken görevimizi aşağıdan yukarı doğru bir seyre nasıl eğip bükerek Tevil ve Tefsir Geleneğimizin Şerh ve Haşiye adetlerimizin kurbanı ederek Allaha doğru olan bir seyri Hocaya-Şeyhe-Ağabeylere nasıl kaydırdığımızın az çok farkında olduğumuzu zannediyorum.

   Temsil ve Tebliğ sürecinin Mezhep’i, Meşreb’i, Cematsel ve Tarikatsal bir lokal anlayışa nasıl endekslendiğini. DAVET Bağlamı içerisinde Büyükten küçüğe olması gereken Sürecin nasıl Küçükten Büyüğe doğru kaydırıldığının sorgusunu yapmanın her mümin kulun görevi olduğunu bir kez daha hatırlatmak isterim.

   Temsil: İslami Davet Bilinç’inin öncelikli olarak Davetçinin soyut ve somut olarak aldığı İslami Ritüel/Amel/leri bizatihi kendisinin yaşamasıdır. Mümin olma Bilincinin Davetçinin hayatında İhya/Dirilişi/sıdır .

   Tebliğ: İslami Gerçeklerin orijinaline bağlı kalınarak Dinin asıllarına Allah Azze ve Cellenin istediği Emir ve Yasakları olduğunca yalın ve sade anlaşılır bir dille insanlığa aktarılmasıdır.

   Tanım ve Kavram münasebetinin bizi gerçeklere ulaştırması hedefe ulaşmanın başarılı olması için gerekliliği sosyopolitik olarak karşımızda durmaktadır.Temsil ve Tebliğ Mümin Kulların Ameli/Eylem/görevleridir.Temsil Din’in bizden isteğini içselleştirmek ve yaşamakla mümkünken ,Tebliğ her ne kadar yaşayan /Amel eden/olama sakta Dini Gerçeklerin İnsanlığa Sunulmasıdır .

   İnsanlık tarihini özümsemek ancak İnsan’a fayda sunabilecek bir Bilği/İlim-i/nin var olabilmesi ile gerçekleşir.Hayat Kitabımız Kur’an-nın bu minvalde bize vereceği dersler/Ayetler/bizi bu gerçeğe götürecek olan yegane klavuzdur.

   Hayat Kitap’ımız Kur’an-dan Davet Bilinç’ine yönelik Mesajlar:

   Temsil’i ve Tebliğ’i Bilinç:

“Salih amelde bulunarak Allah’a davet eden ve ben müslümanım diyenden kim daha güzel sözlü olabilir.’’(FUSİLET 33)

“İşte bunun için (Allah'a) davet et ve emrolunduğun gibi dosdoğru ol.”(ŞURA 15)

   Fusilet Suresi 33. Ayetinde geçen sıralama Mümin Şahıs için Temsil’in Tebliğden önce geldiğinin somut bir göstergesidir. Dogru kararlı bir inançla yaşamsal alanlarımıza etki eden Amelin/Eylemin/,Etkisi üzerine karşı 3.Şahıslara vermek üzere ikincil bir görevi yükleyen Yüce Allah Tebliğ sorumluluğunu Temsil Sorumluluğunun hemen ardından bize hatırlatmaktadır.Bu emir/ayet/Temsil bağlamında bir Tebliği bize emretmektedir.

   Şura 15. Ayetinde ise Tebliğ edilenin /emir ve yasakların/Tebliğinin ardından Bizzat bu Tebliğde bulanan Kişinin bu Tebliği bir görev bilip Amelleştirmesi yani Temsil etmesi istenmektedir.

   Bunun yanı sıra Kur’an-nın Tebliği emreden Ayetlerinin Temsili içine alarak aslında bu iki karamın birbirlerinin tamamlayıcısı olduğunu bize hatırlatmaktadır. Tebliğ görevinde bulunmak aslında Temsil makamında bulunmayı da içerisine almaktadır.

   "Muhakkak ki siz insanlar için çıkartılmış en hayırlı ümmetsiniz. Ma’rufu emredersiniz, münkeri nehyedersiniz ve Allah'a inanırsınız."(Ali-İmran 110)

"Hayra (İslâm'a) davet edecek, ma’rufu emredecek ve münkeri nehyedecek sizden bir grup veya hizb bulunsun. Onlar felaha kavuşanların ta kendileridir."(Ali-İmran 104)

"Ey Rasul, Rabbından indirileni tebliğ et. Yapmazsan O'nun risaletini tebliğ etmiş sayılmazsın. Allah seni insanlardan koruyacaktır."(Maide 67)

Ali-İmran Suresi 110. Ayeti Tebliğin ardından bu tebliği yapanın Allaha olan inancını hatırlatarak bu inancı Temsil olarak sonuçlandırmıştır. Yani aslında Tebliğde bulunmanın Temsil etmenin ta kendisidir gerçeğini bize somut olarak vermektedir.

Ali-İmran suresinin  104. Ayeti ise Tebliğde bulunacak olanların bir grup,Hizip ve Cemaat olması gerektiğini bize yalın şekilde bildirmektedir.

Maide suresinin 67.Ayeti ise Rasulu Ekremin şahsında tüm Müminlere Yüce Kitabımız Kur’an-nın içeriğinin Tebliğini Farz kılmıştır Bu Emri İlahinin /Tebliğ/in yapılmamasının ise görevin eksikliğini dolayısı ile de Temsili Bilinç’in yerine getirilmemesinin vurgusu hatırlatılıp önümüze çıkabilecek zorluklara karşı Allah Azze ve Cellenin bize yardımın hazır olduğu bildirilmektedir.

Temsil ve Tebliğ kavramları iç içe geçebilecek bir sıralama ile bize asli görevimiz olan İslami hassasiyet ve değerlerimizi sunmada Davet süreci içerisinde birbirini tamamlayan bir unsur olarak karşımızda durmaktadır. Temsil ettiğimiz değerlerin Tebliğ edilmesi ile Tebliğ ettiğimiz değerlerin Temsili birbirini tamamlayan iki unsur olarak karşımızda durmakta. Yani aslında biz Tebliğ görevimizi yaparken Ayetlerin bizden istediği bir Temsili yetide yerine getirmiş oluyoruz işte bu iki kavramın anlaşılması bize DAVET Bilinç’ini Daha geniş alanlarda uygulayabilme fırsatı vermektedir.

Nebevi Sünnette Temsil ve Tebliğ:

"Sizden kim bir münkeri görürse onu eliyle değiştirsin. Yapamazsa diliyle, yine yapamazsa kalbiyle buğz etsin. Bu ise imanın en zayıf derecesidir."(Müslim)

Sahihi Müslimde geçen Yukarıdaki Hadis Kötülüğe karşı Mümince bir duruşun nasıl olacağını Temsili görevin tamamlayıcı unsurlarını bize hatırlatmakta ve bu duruş bir hatırlatmadan çok bir tavrı gerektirmektedir işte bu tavır Temsildir.Bu tavrın anlatılması ise Tebliğ dir.

"Ben bir ayeti okuduğum zaman onu tebliğ edin..”(Buhari)

Sahihi Buharide geçen yukarıdaki Hadis Alınan Emrin/Ayetin/ Uygulama alanına Temsili bir duruşun ardından ki Emri muhatap almak ve o Emri karşıya sunmak Temsil’i duruşun Tebliğ’i duruşa dönüşmasine Vesile olmaktadır.Kurana ve Nebevi Sünnete muhatap olmak kabulennmek içselleştirmek Temsi’i Bu içselleştirmeyi ve kabulü sunmakta Tebliğ’i duruşu Nakşetmektedir

 “Dikkat edin size tebliğ ettim mi? Allah’ım şahit ol.”(Buhari)

Veda Hutbesinde Rasulu Ekremin son sözü arasında olduğunu bildiğimiz Bu Sahih Hadis Kuranın İnsana Dönüşmüş hali olan Peygamberimizin Temsil Ettiği Nübüvvet makamının gerekli emir ve yasakları İnsanlığa sunması Temsilin Tebliğ’e dönüşmesinin sonucudur. Rasulu Ekrem’in bize Tebliğ ettiği Emir ve Yasaklar tarafımızca kabullenildiğinde, Yaşamsal alana taşındığında Tebliğ edilenin kabulünün ardından Temsil Edilen bir Ritüel/Amel/e dönüşmesi Davet Bilinç’inin İslami Sahada ne kaar önemli olduğu gerçeğini bize lanse etmektedir.

Yukarıdan beri anlatmaya çabaladığımız Davet Bilinç’inde Temsil ve Tebliğ’in önemi Kuran’i bir referansla olabileceği gerçeğini gün yüzüne çıkarmış olabiliyoruz. Sorumluluk alanımızın içerisinde bulunduğumuz: Cemaat, Tarikat Platform üstü bir Temsil ve Tebliğ’i gerektirmektedir.

   İçerisinde bulunduğumuz Toplum’un değer yargıları arasına giren Cemaat ve Tarikat üstü bir bilinçle Yalnız Allah’a davet eden ve ben müslümanım diyenden kim daha güzel sözlü olabilir.’’(FUSİLET 33) Ayetinin bize Lokal/cemaatsel-tarikatsal-derneksel/değilde daha geniş ve daha özgün olan Hayat Kitabımız Kuranda bizden istenildiği gibi Yalnızca Allaha Davet edenler olmamız temennisi ile bitiriyorum .

   Selam ve Dua ile Kalını.... 


8432

 

 

YORUMLAR

YAZARIN DİĞER YAZILARI

20/12/2011 - 14:57 İslam'a davet bilincinde temsil ve tebliğ

01/08/2011 - 11:53 Ramazan Ve İbadet Güncemiz: Kul’luk Bilinci

18/07/2011 - 11:58 Unutulan Sünnet : İtikaf

17/07/2011 - 18:43 Kur'an'a Yaklaşımda 2 Mesele ; Okuma(ma!!!) Anlama(ma!!!)

14/07/2011 - 18:39 Kur'an Nerde Kaldı?

7/07/2011 - 10:50 Takrib'i Anlamak:VAHDET Evrensel İslam Kardeş’liğimiz-2-B

7/07/2011 - 10:48 Mezhep’ler Cemaat’lar Şahıs’lar Tahrip Takrip Vahdet ve Evrensel İslam Kardeş’liğimiz-2-A

07/07/2011 - 13:52 İnsana Köleleşmeye karşı : Tevhid ve Adalet'e hizmet etme : Ümmet Bilinci Oluşturma

07/07/2011 - 10:47 İslam'i Kimlik Tespiti; İslam'i Hareket Tarihinde Kürt'ler

30/06/2011 - 15:21 Yeniden Hareket 16 Temmuz Gençlik Hareketi
 
   
YAZARLAR  

Erhan Koç

Cengiz Duman

Mustafa Büyüksoy

Ömer Faruk Karataş

Adem İnce

Ferhat Özbadem

Nurullah Erkoç

Kalem sûresinde "Bahçe Sahipleri" kıssası
29/01/2014 - 10:36

SÖYLEŞİ  

'Türkiye İslam'ı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslam'laştırmalı' Mevlana Vahiduddin Han

Hindistanlı düşünür ve barış eylemcisi Mevlana Vahiduddin Khan geldiği Türkiye'de Timetürk'ün sorularını cevaplandırdı. Khan: 'Türkiye İslamı sekülerleştirmemeli, sekülerliği İslamlaştırmalı' dedi.

EDİTÖRDEN  

Islah ve İhya : Fikribeyan 3 yaşında

Mümin olmak: Bize bazı belli başlı görevler üstlenmemizi gerektirir. Bu görevler zaman ve şartlar ekseninde Öncül olma yönünden değişiklik gösterir. Çağımız putperestliğinin Doğu. Batı, Asya, Afrika gibi değişik coğrafyalarda değişik tezahürlerini görmemizi ve tahlil etmemizi iletişim araçları vasıtası ile kolayca tahlil etmemizi değerlendirmemizi sağlamaya yönelik ciddi bir iletişim çağı olduğu hesaba katılırsa biz Müslümanların bu iletişimden ve onun getirilerinden faydalarından mesul olduğumuz gerçeğini bize yansıtır.

İKTİBAS  

Prof.Dr.Yasin Aktay

Prof.Dr.Saffet Köse

Prof.Dr.Şinasi Gündüz

M.Beşir Eryarsoy

Prof.Dr.Ahmet Ağırakça

Prof.Dr.Tahsin Görgün

Prof.Dr.İbrahim Sarmış

Prof.Dr.Sönmez Kutlu

Prof.Dr.Hayri Kırbaşoğlu

Muhammed Abid Cabiri

M.Muhtar eş-Şankiti

Dr.Muhammed Ammara

"SÖMÜRGECİLİĞİN KEŞİF YOLU" ORYANTALİZMİN KLASİK SOSYOLOJİYE ETKİLERİ
05/02/2010 - 17:07

VİDEOLAR  

Şehid Seyyid Kutub belgeseli (Video)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (1)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (2)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (3)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (4)

"Gelenek ve Modernite arasında İslam" Ebubekir Sifil - R.İhsan Eliaçık (5)

 
 
Künye Günün Haberleri Sitene Ekle Ana Sayfa Yap Üye Ol Üye Girişi İletişim

Copyright © 2009 FİKRİ BEYAN
Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.
İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz