Tevekkül Kerman ve Nobel Ödülü
Tevekkül Kerman’ın Nobel Ödülü'nü kazanması, hiç kuşkusuz Yemen’i Kaide’yle savaşan bir devlet olarak değil, barış ve diktatör rejimi devirmek için çalışan insanların çıktığı bir ülke olarak haritaya koyacak.
10/10/2011

Mazin Hammad *



Yemen’de birçok insan, gazeteci Tevekkül Kerman’a ‘devrimin annesi’ sıfatını veriyor; ancak Nobel Barış Ödülü’nü veren Nobel komitesi, Kerman’ın bu ödülü almasının sebebini, kadın haklarını koruma amaçlı barışçıl mücadelesi olarak açıkladı.



Önceliklerdeki bu çelişkiye rağmen Kerman, 32 yaşında bir anne olarak Salih rejimine karşı olan en önemli eylemcilerden biri.

Kerman, şubat ayında Yemenli gençlerin başkent Sana’da oturma eylemini başlattığı andan itibaren en önemli eylemcilerdendi. Yemen gibi bir ülkede köklü siyasi reform hareketinin yönetilmesine katkıda bulunan bir kadının, Liberya’dan iki kadın adayla (Ellen Johnson-Sirleaf ve Leymah Gbowee) paylaştığı Nobel ödülünü aldığını tahayyül etmek bile zor.



Gazeteci ve insan hakları savunucusu Kerman, devrimden önce de rejim nezdinde bir sorundu. Devlet Başkanı Ali Abdullah Salih’in görevi bırakmasını isteyen gösterilerden sonra Kerman’ın coşkusu daha da arttı. Kerman, devrimci konuşmaları sebebiyle tutuklanmasının ardından uluslararası alanda tanındı. Bu durum, Yemenlilerin Kerman’ın serbest bırakılması için sokaklara dökülmesine yol açmıştı.



Taleplerin çıtası yükselir




Birçok Yemenli, Kerman’ın Nobel Barış Ödülü’nü kazanmasına inanamadı. Zira Yemen’de insanlar, iyi haberler duymaya alışık değil.



Kerman’a Nobel Barış Ödülü’nün verilmesi, özellikle de rejim güçleriyle muhalefet arasında savaşın dozunun artmasından sonra ülkenin sıkıntılı bir döneminde gerçekleşti. Bazıları, Kerman’ın Arap Baharı eylemcilerine ve Yemen’deki eylemcilere hediye ettiği ödülün iç savaşın çıkmasını engellemek için Salih’in güçlerine karşı barışçıl mücadele çağrısı yapan taleplerin çıtasını yükselteceğini düşünüyor.



Kerman’ın bu ödülü kazanması, hiç kuşkusuz Yemen’i Kaide’yle savaşan bir devlet olarak değil, barış ve diktatör rejimi devirmek için çalışan insanların çıktığı bir ülke olarak haritaya koyacak. Kerman, ülkenin önde gelen siyasi eylemcilerinden olmasının yanı sıra İslamcı eğilimlere sahip Reform Partisi’nin de bir üyesi. Fakat birçok Batılı gözlemci, Kerman’ın partiyle ilişkisinin güçlü olmadığını düşünüyor.



Aşırılıkçı rakiplerinin, ‘erkeklerle sınırlı olması gereken’ mücadeleye kadınları katmaya çalışmakla suçladığı Kerman, uluslararası toplumdan Yemen devrimine İslamcı devrim olarak değil, Salih rejimine karşı bir devrim olarak bakmasını istiyor.



*Katar gazetesi Vatan, Tercüme: Radikal