İslamcılık Meselesini Iskalamamak için!...
Haksöz’ün son sayısında İsmail Kara’nın İslamcılık hususunda yaptığı çalışmalara eleştiri niteliğinde bir metin yayınlandı. Bu vesile ile son birkaç yıl içinde yayınlanmış bazı kitapları özellikle işaret etmek isteriz.
05/11/2011

Haksöz’ün son sayısında İsmail Kara’nın İslamcılık hususunda yaptığı çalışmalara eleştiri niteliğinde bir metin yayınlandı. Bu yazıyı vesile kılarak son birkaç yıl içinde yayınlanmış bazı kitaplardan –kısaca-bahsetmek niyetindeyim;


Reşid Rıza İttihad-ı İslam’dan Arap isyanına, Klasik Yayınları


Muhammed Mahzumi Paşa Cemaleddin Afgani’nin Hatıraları, Klasik Yayınları


Muhammed Abduh, Reşid Rıza Menar Tefsiri Ekin Yayınları


Özgür Kavak Modern İslam Hukuk Düşüncesi; Reşid Rıza örneği, Klasik Yayınları


 


1870 yılında İstanbul’da verdiği bir konuşma ile büyük yankı uyandıran Afgani’nin İstanbul ile sonraki ilişkisi ölümünden önceki 5 yılı burada geçirmiş olmasıdır (Maçka’ya defnedilen naaşı 1944’te Kabil’e nakledilmiştir). Afgani ile başladığı iddia edilen bu “yeni” düşünce hareketi sonrasında arkadaşı Muhammed Abduh tarafından geliştirilmiş ve özellikle Mısır’da sistemli bir okul olarak hayatiyetini sürdürmüş, Reşid Rıza ile tam halini bulmuştur. Bu düşünürlerin eserleri İstanbul’da Sırat-ı Mustakim- Sebilürreşad dergisi tarafından tercüme edilmiş ve bu düşünürlerin İstanbul’daki serüvenine bir virgül konmuştur. 70’li yıllar ise Hayreddin Karaman’ın Gerçek İslam’da Birlik(İz yayınları) kitabı ile tekrardan gündeme gelmiş, sonrasında Afgani- Abduh çizgisine karşı muhtelif kitaplar yayınlanmıştır. Fakat bu dönemde yazarların (önemli) eserlerinden Türkçe’de yayınlananlar sınırlıdır. Bunlar arasından el-Urvet’ul vuska dergisi (Bir Yayıncılık), Abduh’un Tevhid Risalesi (Fecr Yayınevi) ve Reşid Rıza’nın el-Hilâfe kitabını (Hilafet Risâleleri içinde, Klasik Yayınları) sayabiliriz.


Afgani-Abduh-Reşid Rıza çizgisinin destekçileri ve karşıtları açısından meseleye baktığımızda, Türkçe literatürde tartışmaların nispeten kısır bir şekilde yürütüldüğünü söylemek yanlış olmaz sanıyorum. Bu durumda, mezkur düşünürlerin Türkiye’ye söyleyecek sözlerinin olmadığı iddia edilebileceği gibi, hem muhaliflerinin hem destekçilerinin meseleyi ciddiye almamaları da iddialar arasında yer alabilir.


Zikredilen eserler


Yukarıda zikrettiğimiz eserlerin üç tanesinin bu konu hakkındaki temel eserler olduğu dikkatlerden kaçmayacaktır. Klasik yayınlarının Araplar’ın gözüyle Osmanlı Serisi içinden çıkan iki kitap, Cemaleddin Afgani ve Reşid Rıza’nın hatıraları bu iki ismin görüşlerini birinci elden öğrenmek için ziyadesiyle önemli bir yere sahipler.


Ekin Yayınları tarafından tercümesine başlanan Menar Tefsiri ise, Reşid Rıza’nın önceleri Muhammed Abduh’un tefsir derslerini ilavelerle kayda geçirmesi ve Abduh’un vefatından sonra Yusuf sûresine kadar olan kısmı bizzat yazmasıyla ortaya çıkan 20. yüzyılın en etkili tefsirlerinden biri. Bu çizginin el-Urvet’ül Vuska ile beraber en önemli eseri.


Son olarak zikrettiğimiz eser olan Modern İslam Hukuk Düşüncesi: Reşid Rıza Örneği kitabı ise, aynı zamanda Reşid Rıza’nın hatıratını tercüme eden Özgür Kavak’ın doktora tezi. Eser, Reşid Rıza’nın görüşlerini modern İslam düşüncesi içinde ele almakta. Eser bu düşünürü ele alan ilk Türkçe yayın olarak zikredilebilir.


Son söz


Son söz olarak ziyadesiyle tartışmalı bu konu hususunda çok fazla yorum yapmadan Suat Mertoğlu’nun sitemizde yayınlanan röportajında, Arapların Gözüyle Osmanlı serisi hususunda dile getirdiği temenniyi aktarmak istiyorum; “Mevcut haliyle bu dizi tarihin bir kesitine ait belgelerin ve malzemenin dökümünü sunuyor. Bir sonraki adım bu malzemenin sağlıklı değerlendirmelere konu edinilmesidir. Dizinin gerçek yerini bulmasının ancak bu şekilde gerçekleşeceğini düşünüyorum.”


 


Mehmet Erken / Dünya bizim